Irak savaşı ve biz

A -
A +

Bir savaş sırasında bîtaraf (tarafsız) olan bertaraf (yok) olur. Kaldı ki, Irak bizim dostumuz değildir. Hiç değildir (tabiatiyle bugünki Irak yönetiminden bahsediyorum, Iraklılar'dan değil.) Amerika'ya gelince, yarım asırdır müttefikimiz ve stratejik ortağımızdır. Rakıybi bile mevcut bulunmayan bir cihan devletidir. Tarihimizde asla savaşmadığımız bir devlettir (1914-18 harbinde Osmanlı ile Amerika biribirlerine savaş açmadılar.) Savaşlar hak ve hukuk yolunda ve adalet dağıtmak için yapılmaz. Devletler, kendi menfaatleri için savaşırlar. Türkiye, dünyaya adalet tevzi edecek pozisyonda değildir. Zayıf tarafı korumak gibi bir mükellefiyeti yoktur. Kuvvetli tarafı tutan kazanır. Bunu yapmayan zarar görür. Çok okuyucumun bu ilk iki paragraftan hoşlanmadıklarını bilecek kadar tecrübeli bir yazarım. Makyavel'den alıntı mı yapıyorsun? diyecekler vardır. Ne çare ki, savaş ve diplomasi çok katı kurallara dayanır. Kuralların hiç değilse bir kısmı alabildiğine sevimsizdir. Fazla tarih kitabı okuyanlar beni onaylıyacaklardır. Amerika'yı destekliyeceğiz. ABD ile İngiltere ters baksalar bile Kuzey Irak'ta önemli askerimiz bulunacak. Amerikalılar'ı topraklarımızdan Irak'a da geçirmemiz mümkün. Ancak değil kalabalık, küçük sayıda Amerikan askeri bile topraklarımızda bir iki haftadan fazla kalamaz. Sadece geçip gidebilir. Niçin mi? Irak'ın ve sonra İran'ın siyasî coğrafyasını zamanımızın icaplarına uygun değiştirmeyi düşünen Amerika'nın aklına eser, Türkiye'de de böyle bir işe kalkışabilir. Hattâ bendeniz, haddim olmıyarak, Türkiye'den neye karşılık neyi isteyeceğini bile -hayal bu ya- şimdiden tasavvur ve tahayyül edebiliyorum. Biz çekilince Orta Doğu'da sınırlar İngilizler tarafından çizildi. Şimdi Amerika, yeniden düzenlemeyi düşünüyor...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.