Irak'ın bütünlüğü, münhasıran Türkiye'nin meselesi olmamalı. Arap ülkelerini, İran'ı, Avrupa'yı, Rusya'yı ilgilendirmeli. Bir çok ülke Kürt Devleti oluşumunu ciddiye almıyor. İki aşiretle bir terör örgütünün bağımsız devlete dönüşebileceğine inanmıyor. Ama dünya, bir tip devletlerle doludur. Nasıl olsa Türkiye, İran, Araplar engeller diye düşünenler, Amerikan işgalinden sonraki gelişmeleri bekleyenler, Türkiye'yi bu coğrafyada uğraştırmayı hedefliyenler var. Amerika bile bir müddet Kürtler'i kullanıp, sonra ne hâliniz varsa görün, Türkler'le Araplar'la barışın diyecektir. Amerika bir müddet Irak'ta kalacak. Dört yıldızlı bir general, genel karargâhı ile Bağdad'a yerleşecek. İstediği ve kabûl ettirebildiği bir yönetim kurduktan sonra çekilecek. Irak'ta 3 devlet projesi bütünüyle fantastiktir. Kuzeyde Kürt, Bağdad'da Sünnî, güneyde Şîî bir devlet tasarısı, ülkenin insan yapısını bilmeyen masa başı bürokratlarınca ileri sürülmüşe benziyor. Şîî güneyin Kuveyt'e bırakılacağı bile söyleniyor. Kuveyt'in böyle bir belâya tâlib olacağını sanmam. Şîîler'le Sünnîler, Orta ve Güney Irak'ta öylesine karışmışlardır ki, bunları ayırmak tam bir insan kırımı ile sonuçlanır. Esasen hepsi Araplık ve Iraklılık şuuru içindedirler. Iraklılar kabûl ederse, Hâşimî bir kralın sembolleştireceği, tabiatiyle şahsen yönetmiyeceği bir Irak, bütünlüğünü koruyacaktır. Makul bir Kürt otonomisi hoş görülür. Daha radikal projeler ve Irak'ın bütünlüğünü ihlâl çabaları, Amerika'nın başını derde sokar. Washington, bünyesi bölünmeye çok daha müsait bulunan Afganistan'da da buna teşebbüs etmedi. Aynı akıllılığı gösterecektir. ABD, müttefikimiz ve dostumuzdur. Bütün sakıncalara rağmen Irak'ı işgale kalkarsa, belli şartların kabulü hâlinde Türkiye'nin desteğini alacaktır. Biz Irak işinde yokuz diyemiyeceğiz. Ama, Türkiye Cumhuriyeti'nin en çağdaş ve en düzenli organı olan, büyük bir askerî gücü temsil eden silâhlı kuvvetlerimizi de, sonu gelmez maceralara sürükliyemeyiz. Amerika'ya diş geçiremiyen dünya kamuoyu, üzerimize gelir.