Kıbrıs ve dış politika

A -
A +

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs ziyareti, dış politikamızda haftanın birinci gündem maddesini oluşturdu. Avrupa Birliği tarafından akıl dışı güvenceler verilmiş Klerides'ten ne taviz beklenir? Kıbrıs konusunda çeyrek yüzyılı durgunluk siyasetinin ve geçen zamanın lehimize çalıştığını sanarak geçiren Ankara'dan taviz beklendiği açıktır. Genel Sekreter, diplomatik yeteneğini mükemmel kullanmakla beraber, iki tarafa da verdiği mesaj açıktı: Haziran sonuna kadar mutlaka temel sorunlar üzerinde anlaşın. Kıbrıs'taki temsilcisi Alvaro de Soto'nun müzakerelere yardımcı olacağını, kendisinin de New York'tan izleyeceğini söyledi. BM'nin, ABD'nin ve AB'nin ortak kararlarını dile getirdi. Ankara ve Atina'nın dikkatleri, Kıbrıs'a odaklanmıştır. Afganistan'da oluşturulan Birleşmiş Milletler gücüne (ISAF), önemli bir birlikle katılıyoruz. Kâbil ve yöresinde güvenlik sağlıyacak ISAF'ın komutanlığını bir Türk tümgenerali yapacak. Çeşme'de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Romanya ve Bulgaristan cumhurbaşkanları ile buluştu. NATO'ya girmeye hazırlanan iki Balkan devleti ile Türkiye arasında faydalı bir güvenlik anlaşması yapıldı. Reykjavik'te NATO dışişleri bakanları toplandı. Rusya da temsil edildi ve NATO'ya yaklaştı. Bu arada İsmail Cem, Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanları ile İzlanda'nın başkentinde mühim temaslarda bulundu. Dış politika ile fazla ilgisi yok ama, IMF'nin Finlandiyalı Türk Masası şefinin ülkemizdeki temaslarını pas geçmemeliyiz. Selefi Cottarelli, çok büyük bir ekonomik krizi öngörememişti. Doları çivilemek gibi bir olmazı savundu. Sonunda Türkiye'yi batırdı. Aynı gafletin tekrarlanmıyacağı üzerinde Kemal Derviş'e güveniyoruz. IMF'den yakamızı kurtarmadıkça kalkınmış bir ülke sayılmıyacağımızı artık biliyoruz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.