Kırılma çizgisi (1)

A -
A +

Koalisyon hükûmetimizin uzun ömrü, alternatifinin münakaşalı olmasına dayanır. Kimse bunu inkâr ve tevil edemez, böyledir. Onun içindir ki, bu sütunda hükûmeti eleştirirken çok dikkatli davranmışızdır. Alternatifini göremeden yıkıcı tenkit yapmak millî menfaat bakımından sakıncalıdır. Türkiye tarihinin en kalabalık, komik derecede bakan sayısı içeren bugünki hükûmetinin hemen önünde çok büyük iki sorun var ki, çözümlenemediği noktada koalisyon dağılır. Bu husus kesindir. Birinci sorun, idam ve mahallî dilleri öğrenmek hususundaki tereddütlerimiz dolayısıyle, Avrupa Birliği'nden üyelik müzakereleri için tarih alamamamız hâlidir. Her iki konuya da şahsen en küçük sempatim yoktur. Bana göre idam cezası, yalnız vatan ihaneti için değil, vicdanları isyana sürükleyen suçlar için de şarttır. Kıytırık lehçelerin üzerinde durulması ise saçmadır. Ne yapalım ki dünyanın gidişine uymaya mecburuz. Aksi takdirde bu diyardan vazgeçmemiz gerekir. Zaten 20 yıldır kendi irademizle infaz yapmıyoruz. Ağırlaştırılmış müebbed, daha şiddetli bir uygulamadır. Kimseyi idama göndereceğimiz falan da yoktur. Bu yıl erkendir, gelecek yıl yaparız fikri, çocukçadır ve ciddi politikaya yakışmaz. İdamı kaldırmayan tek Avrupa devleti biziz. Hepsinden önce kadınlara seçme-seçilme hakkı veren inkılâpçı Türkiye, bakınız ne tutucu duruma düştü. Kıytırık lehçelere gelince, bırakınız öğrenmek isteyen öğrensin. Özel ve şahsî teşebbüs işidir. Devlet kontrol edecektir ve her çocuğumuza Türkçe öğretmekle mükelleftir. Bu gibi şeyler millî güvenliğimizi tehdit etmez. Küçük şeylerdir. Eğer Avrupa standartları dışında (daha açık ifadeyle çağdaş uygarlık çizgisinin gerisinde) kalırsak, o zaman sınırlarımız münakaşa edilecektir. Amerika'ya çok bağımlı, desteksiz, yoksul hâle düşeriz. Ki bu sorumluluğu hiçbir hükûmet kaldıramaz. Milliyetçi Hareket Partisi'nin oyalamaları sebebiyle Brüksel'den olumsuz cevap gelirse, yerine Doğru Yol geçerek seçim hükûmeti oluşur. Koalisyonun ikinci kırılma noktasını yarın açıklıyacağım.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.