Türkiye, Irak konusunda her türlü gelişmeye hazır bulunmak durumundadır. Saddam çekilir de savaş olmazsa ne âlâ, bütün dünya rahat nefes alacaktır. Başta Iraklılar, hiçbir ülke zarar görmiyecektir. Ancak böyle bir ihtimal yok gibidir. Maalesef Irak yakılıp yıkılacak, milyonlarca Iraklı zarar görecektir. Amerika vazgeçer mi? Cihan devletlerinin tarihlerini okumıyanlar, Amerika'nın Birleşmiş Milletler kararı ile vazgeçeceğini tahayyül edebiliyorlar. Biz bu sütunda masal anlatıp hoş şeyler söylemekle değil, katı gerçekleri yazmakla yükümlüyüz. Yarın ABD Dışişleri Bakanı General Colin Powell, Birleşmiş Milletler'de konuşacak. Irak aleyhine yeni kanıtlar sunacak. BM denetçileri ise, 15 Şubat'ta bir rapor daha verecekler. Güvenlik Konseyi'nin ve Birleşmiş Milletler'in tepkisi ne olursa olsun, elinden geldiği kadar yumuşatmaya çalışmakla beraber ABD, Irak'a çullanacaktır. Türkiye'den Kuzey Irak'a asker geçirmek istiyor. Bu hususta bir gecikme veya engel çıkarsa, operasyonun bütünü uzayacak, Amerika asker ve madde bakımından zarara uğrayacaktır. Bu zararı azaltmak için, Kuzey Irak'taki iki aşiretten Saddam'a karşı harekete geçmelerini isteyecektir. Barzani ve Talabani, böyle bir talebi dört gözle bekliyorlar. Zira bu takdirde savaştan sonra Amerika kendilerine daha ılımlı yaklaşacaktır. Türkiye'ye ve hassaten AK Parti'ye karşı ise daha ihtiyatlı, belki hışımlı davranacağının işaretleri, artık açığa çıkmıştır. Silâhlı Kuvvetlerimiz'in her türlü gelişmeye hazırlıklı bulunduğunu bilmenin güveni içindeyiz. Hükûmetin de bir zamanlama hatası yapmadığını umuyoruz. Daha kesin konuşamıyoruz. Zira ABD ile müzakerelerin detayını henüz bilmiyoruz. Konu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelmek üzeredir. Böylece tutumumuz daha açıklık kazanacaktır. Meclis iradesi, Türkiye'nin yüce menfaatleri istikametinde tecelli edecektir.