Ekonomi, sonuna geldiğimiz haftada da esenliğe çıkamadı. Piyasa önünü göremedi. Dolar çok fırladı. Kemal Derviş'in kısa açıklama ve temasları kifayet etmedi. Daha kapsamlı taahhütlere ihtiyaç bulunduğu anlaşıldı. Hükûmet, yeterince hızlı davranamadı. İki yüksek bürokratı atamak için günler geçirdi. Yeni Ulusal Ekonomi planını hazırlayamadı. Avrupa Birliği Belgesi ise âdetâ unutuldu. Geleceğimizi belirleyecek her iki program, önümüzdeki haftaya ertelendi. Bu ağırlığın birinci sebebi elbette hükûmetin bir koalisyon olmasıdır. Ama başka sebepler de var. Politik kadrolardaki yetersizlik, bürokraside de görülüyor. Aslında her alanda yetişmiş ve yetenekli insanımız mevcut. Bunların çoğu kıyıda köşede kaldı. Kalabalık Meclis, kalabalık bakanlar kurulu, yetkilerini kullanamayan bakanlar, ağır işleyişin diğer sebepleridir. Bununla beraber sonuna geldiğimiz haftada olumlu gelişmeleri pas geçmemek gerekir. Birisi, Kemal Derviş'in krizi çözümleyebileceği ümidinin yaygınlık kazanmasıdır. Bu husus, Derviş'e verilecek politik destekle orantılı şekilde gerçekleşecektir. Beceriksizlik yapılmadığı takdirde memur maaşlarının ele alınması, lojman, yazlık ve arsaların satılacağı gibi haberler, önemlidir. Fazla dikkat toplamamasına rağmen bana göre diğer bir müsbet gelişme Mesut Yılmaz ile Devlet Bahçeli'nin, krizin siyasî sorumluluğunun kendilerinde bulunduğunu açıkça söylemeleridir. Bundan ne çıkar? demiyelim. Gerek İmparatorluk, gerek Cumhuriyet Türkiyesi'nde hata ettim diyebilen Devlet adamı, yok denecek kadar azdır. Politikacılarımız âdetâ lâ-yuhtî (yanılmaz) olduklarını ilân ve iddia eden kişilerdir. Gelenekten kaynaklanan bu karakter yapısı, demokrasimizin atılım yapmasını engellemiş, halkımızın da hiç hoşuna gitmemiştir. Milletimiz, hatasını söyleyebilen siyasetçiden takdirlerini esirgemeyecektir. Özetlersek, geçtiğimiz hafta her gün liderler zirvesi yapıldı. Hızlı tren üzerinde bile saatlerce konuşuldu. Ancak radikal, net, anlaşılabilir ve anlatılabilir kararlar alınmadığı için, piyasadaki şaşkınlık devam etti. Önümüzdeki hafta hükûmetin hem ekonomi, hem AB için programını keskin hatları ile, kapsamlı ve anlamlı bir içerikle açıklayabilmesi şarttır. Şahsen ben, hükûmetin krizi aşabileceği fikrindeyim.