Dostumuz Hüseyin Çelik "kriz" diyenleri her ne kadar azarladı ise de, ABD Başkanı, Sayın Erdoğan'a herhalde Rusya'da orman yangınları için telefon etmedi (yangına yardım göndermemiz olumludur.) Şaka bertaraf, Türk Ordusu, Patagonya silâhlı kuvvetleri değil. Dünya askerî dengesinin vazgeçilmez güçlerinden biri... Komuta kademesinde kararsızlık, Washington'ı da, pekçok devleti de rahatsız eder. Türkiye'nin rahatsızlığı ise, medyanın konuya hangi ölçüde yer verdiğine bakılarak anlaşılır. Bugün yarın düğümün çözülmesi ile sükûnet bulacağımız muhakkaktır. Yargıç-savcı atamalarını da krize dönüştürmezsek... Referandum konuşmalarındaki karşılıklı ithamların aşırılığının halkımızı tedirgin etmeye başladığı da pas geçilmemelidir. Üstelik genel seçim değildir ki iktidar belirlesin. 12 Eylülden sonra da iktidar ve muhalefet aynen yerlerinde kalacak. Kriz densin denmesin, YAŞ'ın tabii müddetinin uzamasının, bir takım "reform" dediğimiz iyileştirmelerin Avrupa Birliği standartlarına uygun hâle getirilmesinde pek çok gecikmemizden kaynaklandığı muhakkaktır. Yüzlerce defa yazdım. Epey düşman da kazandım. Bu standartlar, pekçok menfaat grubunun işine gelmiyor. Köhnemiş biz bize benzeriz veya gülünç bünyemize uygun değil mazeretleri ile sağırlaştık. Avrupa Birliği için Ecevit'in 10 yıl müsaade istemesi, siyasî tarihimizin en büyük incilerinden bir şâheserdir. Üstelik Ecevit'e belli başlı bütün kuruluşlarımız destek vermişti. O 10 yılda eski eyaletlerimiz kendilerine çekidüzen verirlerken biz, darbelerin sarsıntıları ile uğraştık. 3 büyük darbe 10'ar yıl dersek bizi 30 yıl muâsır medeniyet seviyesinden geride bıraktı. Bu cümlemi, hiçbir zümreyi özellikle itham etmeksizin, Atatürk'le yatıp Atatürk'le kalkanlara ithâf ediyorum. Zira Atatürk'ün bütün hedefi, biricik hedefi, asla değişmeyen hedefi, o tarihî cümlesinde ifade edilmiştir. Diğer bütün hedefler, çağdaşlaşmayı sağlayacak, çağdaşlaşmanın teferrüâtıdır. Şu krizi aşalım, daha açık konuşuruz.