Krizin dış sebepleri

A -
A +

Ekonomik krizde dış etkenler ve etkiler bulunduğu kesindir. Hem ABD, hem AB, Ankara'nın hareketsiz, durgun, zaman kavramına bigâne, statüko değişikliğinden nefret eden bir politika izlediği kanaatindedirler. Ve bu durum, onları hiç memnun etmiyor, Batı'ya göre Türkiye, zamanı dondurmak ve durdurmak peşindedir, dengenin değişeceğinden ve her değişen dengenin Türkiye'nin aleyhine olacağından çekiniyor. ABD ve AB, Türkiye'nin Batı düzenine girmesini istiyor. Türkiye, 7 gelişmiş büyük devlet teşkilatının genişletilmiş şekli olan G-20'ye bile alındı. Düzene girmeye istekli, fakat fazla tereddütlü ve kuşkulu bulunan Ankara'yı, ABD ve AB, ekonomik krizle test ediyor. Böyle bir krizin Türkiye'de radikal reformları gerçekleştirebilecek zemini oluşturacağını düşünüyor. Zaten bu husus bize açıkça söylendi. Biz Türkler'in İsviçre bankalarında kaç paramız olduğuna kadar başımıza kakıldı. ABD ve AB, dünya politikaları şu veya bu ölçüde farklı olsa bile, karşılarında net bir Türkiye görmek istiyorlar: Ya Batı sistemi ile entegre olmuş, yahut Batı sisteminden kopmuş bir Türkiye... Politikalarını buna göre çizeceklerdir. Ankara'nın bitip tükenmez tereddütleri, kaçamakları, ABD'nin ve AB'nin dış politikalarının belirlenmesini geciktiriyor. Batı düzeyine yükselmeye azimli bir Türkiye'ye her türlü destek verilecektir. Reformdan ürken, ortalarda dolaşan, sonuç bakımından Batı ile mesafesi açıldıkça açılıp Batı'dan kopacak bir Türkiye'ye ise, bu sütunda defalarca yazdığım gibi, iyi muamele edilmiyecektir. Sınırları bile münakaşa edilip Ankara'nın asabı bozulacaktır. Zamanla yarışmakta âciz kalan Türkiye Cumhuriyeti, en tehlikeli çizgidedir. Devlet Reformu geçirip aklını başına toplamadan bu tehlikeden uzaklaşması mümkün değildir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.