Krizin perde arkası

A -
A +

Başbakan Bülent Ecevit, 3. krizi bekleyenler bulunduğunu söyledi. Gerçekten yeni bir krizden gene milyarlarca dolar zıkkımlanmak isteyenleri biliyoruz. Ayrıca böyle bir fırsatta bakan koltuğuna oturmaya hevesliler de mevcuttur. Kredi dilimini geciktiren IMF tutumu, böylelerine ümit verdi. Acaba Ecevit-Bahçeli-Yılmaz hükûmetinin bir kriz masası var mı? 24 saat boyunca ekonomiyi ve siyasî konjonktürü dikkat ve ehliyetle izleyen bir masa? Duymadık. Olsa idi, iki krizi yaşamazdık. Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz, sanıldığından çok daha büyük boyutlarda ekonomik krizimizle alâkalıdır. Kabûl ettiğimiz Ulusal Program çerçevesinde neler yaptığımız, neler yapmadığımız, Brüksel'de ve AB'nin her başkentinde adım adım izleniyor. AB dönem başkanı Belçika Dışişleri Bakanı Louis Michel, çiçeği burnunda, Ankara'ya kadar geldi. İnşallah olumlu intibalarla ayrılmıştır. Krizin sona ermesi ve ekonominin yükselişe geçmesi, AB ile sorunlarımızı çözebilmek yeteneğimizle doğru orantılıdır. Zaten meselenin temelinde yatan sebep budur. Bu konuyu göz ardı edenler, AB'yi pas geçip ipe un sererek kriz bitirmek isteyenler, muhâl ile uğraşıyorlar. Başarı şansları yoktur, sıfırdır. Sadece Türkiye'yi daha aşağılara çekerler. Washington başta, zengin ülkeler, sorunlarının hakkından gelen bir Türkiye istiyorlar. Sorunlar yumağı bir Türkiye istemiyorlar. Dünyanın bu gidişine ayak uydurabilmekte zorlandığımız âşikârdır. İnkılâp, değişim, reform, yenilenme, ıslahat, çağdaşlaşma, ilerleme ve atılım, önce zihinlerde oluşur. İrade hâline gelir. Sonra uygulanır. Zihinler bu kavramlara yabancı ise, uygulama şansınız hiç yoktur, mevcut bile değildir. Sadece yeni bir hasta adam imajı verirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.