Denktaş ve Klerides, 4 yıldan fazla bir zaman sonra yüzyüze geliyorlar. Bugün öğleden önce saat 10'da Lefkoşe'nin BM kontrolündeki tarafsız kesiminde buluşuyorlar. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs özel temsilcisi Perulu diplomat Alvaro De Soto, yarım asırlık iki eski arkadaşın konuşmalarını izleyecek ve New York'a gidip raporunu sunacak. Klerides, arkasını Yunanistan vasıtasıyla Avrupa Birliği'ne dayamıştır. Kıbrıs Rum Cumhuriyeti bu pozisyonunu, hayâsızca sömürüyor. Bir defa AB'ye can atayım da ne olursa olsun zihniyeti içindedir. Olacağı da budur. O zaman aday Türkiye'nin karşısına 2 muhalif oy çıkacaktır: Yunanistan ve Kıbrıs. Bizim olayları değerlendirme üslubumuz, tarih metodolojisine uymak alışkanlığıyla, epey farklıdır. Sevgili okuyucularım dikkat buyurmuşlardır. Biz, başarısız kaldığımız gelişmelerde dış güçleri itham etmek yerine, otokritik yapar, kendi hatalarımızı vurgularız. Zira dış güçler her zamanda ve her mekanda mevcuttur, kendi menfaatleri için ve sizin aleyhinize çalışırlar. Hiçbir toplum, bir başkasının lutuf ve atıfetiyle ayakta durmaz. Öz potansiyelini kullanabilme yeteneği nispetinde başarı kazanır. Yoksa hamaset edebiyatının sonu hüsrandır. Çeyrek asır Kıbrıs sorununu çözemeyen Türkiye, artık çok dar zaman parçasına sıkışmıştır. Üzerimize geldikleri doğrudur. Güçlülerin ve zenginlerin tabiatleri budur. Ellerine geçirdikleri kudreti kullanırlar. Hukuk, haklılık, adalet, hakkaniyet gibi kavramlarla işlerin yürüdüğüne, sadece tarih bilmeyen politikacılar inanırlar. Biz 25 yıl önce, Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün müesseseleriyle, o yıllarda bütün kurumlarımızı dehşet saçan bir baskıya alan marksistlerin etkisiyle, onlar ortak biz pazar sloganını kullanarak, Avrupa Birliği'ne girmeyi 10 yıl erteleyen bir toplumuz. Davet Yunanistan'la Türkiye'ye birlikte yapılmıştı, daha İspanya ile Portekiz'in ve Avusturya'nın adı geçmiyordu. Yunanistan 40 milyar dolar hibe alarak birliğe girdi. Biz açıkta kaldık. Milleti birkaç bin dolar çizgisinde bıraktık. Birliğe girip sınırlarımızı güvence altına almayı düşünemedik. Şimdi bedel ödemek politikası ile karşı karşıyayız. Kıbrıs'ı elbette savunacağız. Bedeli AB olmaksızın savunacağız. Ama tarihi hatalarımızı, hele Cumhuriyet tarihimizin en büyük hatasını unutmayacağız. Denktaş'tan, görüşmeleri kesmek tafrasını Klerides'e bırakmasını istiyoruz. Masadan kalkan taraf olmamalıdır.