Bugün partilerin aday listelerinin tamamlanması lâzım. Bunun için genel merkezlerde yarın sabaha kadar çalışılır. Ama yarınki salı günü, hattâ gecesi bile genel başkanlar, bir kaç rötuş yaparlar. Öbürsü gün listeler yazılır. Saat 17'den önce Yüksek Seçim Kurulu'na sunulur. Kurul, listeleri yayınlar. Yapılan itirazları, kendi hukuk incelemeleri ve değerlendirmelerini ekliyerek karara bağlar. Bu kararın temyizi yoktur. Nihai ve kesin listeler resmen ilân edilir. Vatandaş, ilgi duyduğu partilerin listelerine göz atar. Hem kendi seçim çevresi, hem Türkiye geneli için... Oy kullanacağı il dışında bile beğenmediği bir isim görürse, niyet ettiği partiden vazgeçip bir başkasına oy atabilir. Seçmenin en nefret ettiği adaylar, para pul işlerinde adı çıkmış olanlardır. Türkiye yolsuzlukta, Dünya şampiyonluğuna oynayan ülkedir. Listelerin tek egemen hakimi bulunan genel başkanların, böylesine ve öylesine isimlerden, dolayısıyla oy kaybından kaçınacaklarına güveniyoruz. Seçmen, niçin seçilmek istediği belirsiz, yalaka veya külhanbeyi tipleri de hiç sevmez. Ön seçimden başarılı geçmenin, vatandaşın genel temayüllerini asla aksettirmediğini de belirtelim. Hulâsa, listelerin akıllıca düzenlenmesi, partilerin oylarını arttırır. Büyük şehirlerde halk, adayı şahsen tanımaz. Ağırlıklı isimlere bakar. Bu hususa da çok dikkat edilmelidir. Bugünki milletvekillerinin üçte ikisine yakını, yeni Meclis'e girmeyecektir. Bu, tecrübeli politikacı eksikliği oluşturan çok yüksek ve tehlikeli bir orandır. Ne çare ki, rastgele isimler Meclis'e doluşmuştur. Rastgele olmayan isimler bile, yüzde 10 katı barajının altında kalacaklardır. Değişim ve yenilenme, halkın istediği nisbetlerin üzerine çıkacaktır. Yarın devam edeceğim.