Yugoslavya'nın ayrışması, çok kanlı oldu. Bosna-Hersek trajedisi, 21. yüzyılın eşiğinde Avrupa devletlerinin ne derece sinsi ve korkak bir politika izlediklerini açığa vurdu. Sırplar ve Hırvatlar, ırk ve din temizliği savaşı yaptı. Bu korkunç soykırımı Avrupa, sadece seyretti. Boşnaklar'dan sonra Kosova'da Arnavutlar'a sıra geldi. Sırplar, Kosova'nın yüzde doksan nüfusunu oluşturan Müslüman Arnavutlar'ı kaçırıp işi bitirdiklerini sandıkları anda, Amerika müdahale etti. Şimdi Makedonya'da benzer şeyler vuku buluyor. Bugünki Makedonya Cumhuriyeti, Osmanlı'nın muazzam Makedonya'sının ancak üçte biridir. Nüfusun üçte birini teşkil eden Arnavutlar, yönetimde pay istediler. Makedonlar, sert karşılık verdi. Şimdiden 40.000 Müslüman, Kosova'ya kaçtı. 1.000 kadarı Türkiye'ye sığındı. Türkiye, Makedonya Cumhuriyeti'ne çok iyi davrandı. Tam destek verdi. Cumhurbaşkanı Demirel'in 3 resmî ziyaretinin ikisinde ben de bulundum. Buna karşılık Makedonlar ne yaptılar? Arnavut hareketine hiç katılmayan 100.000 Türk'e, Arnavutlar'a yaptıklarının aynısını yaptılar. Irk ve din temizliği içinde Sırplar'a özendiler. Arnavutlar'ın, 1908 Meşrutiyeti'nden sonra Osmanlı'ya ihanetlerini unutmayan bir nesle mensubum. Arnavutlar, Yugoslavya'nın dağılmasından sonra da Türk aleyhtarı faaliyetlerini sürdürdüler. Irkçılık yaptılar. Türkler'e karşı olmayı millî politika ilkesi hâline getirdiler. Biz gene de, Osmanlı İmparatorluğu'nda tamamı Türk devletinin çatısı altında yaşayan Arnavutlar'ın 1913'te Arnavutluk, Yunanistan ve Sırbistan'a bırakılan Kosova ile şimdiki Makedonya Cumhuriyeti arasında paramparça edilmelerine üzülüyoruz. Ankara, o kadar dostça davrandığımız Üsküp'e karşı, kesin tavır almaya mecburdur. Ekonomik kriz engellemez. Makedonya Türkü'nün onda dokuzunu Türkiye'ye getirmiştik. Geri kalanını, orada yaşatmaya kararlı olduğumuzu anlatmalıyız.