Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün'ün bir teklifi dikkatimizi çekti. Bilmem hükûmetimizin dikkatini de çekti mi? Başkan, yurt dışındaki servetlerin beyanına imkân tanıyacak düzenlemeler yapılır, bu paralar ülkeye getirilirse, döviz ve kaynak sıkıntsı ortadan kalkar diyor. Sinan Aygün, bu suretle yasal yoldan gelecek parayı 20 milyar dolar civarında tahmin etmiş. Geçen ay CIA, son krizde yalnız İsviçre'ye kaçan Türk parasını 30 ilâ 40 milyar dolar şeklinde, Türkiye'de de duyulsun diye, Amerikan basınına sızdırmıştı. Sinan Aygün elbette CIA rakamını biliyor. Fakat dışarıdaki Türk parasının hepsinin yurda döneceği hayaline kapılmıyor. Kabûl edilebilir, mâkul bir meblağ söylüyor: 20 milyar dolar... Yarısı için çalmadık yabancı kapı bırakmadığımız bir meblağ bu... Acaba İkinci Kurtuluş Savaşımız denen bu günlerde bu vatanseverliği gösterecek insanlarımız yok mudur? Bana göre vardır. Hükûmetin hızlı ve akıllı bir yasal düzenleme yapması gerekiyor. Hükûmette hızlı icraat yapabilen bakan var mı? diye sorarsanız, ayrı problemdir. Zira Kemal Derviş bile asla yeterince hızlı davranamadı. Yasal düzenlemeler çıkartılır, para gelmeye başlar. Gelmemekte direnen paranın sahipleri, Kurtuluş Savaşı günlerimizde Millî Mücadele karşıtlarının gördükleri muameleye muhatab olurlar. Böylesine bir muamele için referanduma gidilse, yüzde doksan dokuz oy alır. Teklifi çok mu sert buldunuz? Türkiye, bugünki durumundan en kısa zamanda kurtulmak mecburiyetindedir. Aksi takdirde sayılamıyacak kadar çeşitli tatsızlıklarla karşılaşır. Gelişmiş ülkelerde izlenen para politikası ve hukuk sistemindeki tedbirlerin uygulanması demokrasiye aykırı değildir. Kaldı ki bu tedbirler artık Washington'da bizim devlet adamlarımıza tavsiye edilmeye başlandı. Hattâ kredi şartı olarak öne sürüldü.