Askerî işgal ile elde edilen toprakları barış yolu ile geri almak zor iştir. Oluşumlar bakımından farklılıklar vardır: Meselâ İsrail, 1967'de Nâsır'ın savaş başlatıp birkaç gün içinde yenilmesi üzerine önemli toprak kazancı ile bugünkü sınırlarına erişti. İsrail'in Suriye'ye Golan'ı geri vereceğini sanmıyorum. Filistinliler'den her gün birkaç metrekare arsa koparıp iskân ederek epey toprak kazandı. Başkan Obama bile çık dedi, çıkmıyorlar. İşgal altındaki Azerbaycan topraklarına gelince: Ermenistan'ın zamana yayıp bu toprakların bir kısmının olsun üzerine oturmak istediği açıktır. ABD, Fransa, Rusya'dan oluşan Minsk Grubu, bunca yıl havanda su dövdü, bir kısmını bile geri verdiremedi. Topraklarından sürülen bir milyon Türk'ü görmezlikten geldi. Sorunu uyuttukça uyuttu. Kuzey Kürdistan federe devletinin de Kerkük'ü almak, mümkün mertebe genişlemek hedefleri açıktır. Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını daha uzun müddet elinde tutamayacağını düşünüyorum. Minsk'le falan çıkmayacaklarına göre Ermeniler, savaş yolu ile çıkarılacaktır. Azerbaycan'ın silâhlı kuvvetleri artık böyle bir savaşı sonuçlandırabilecek çizgidedir. Olağanüstü nazik bu coğrafyada böyle bir savaşın mahallî (yerel) kalması ihtimali azdır. Minsk Devletleri'nin uyutmak politikası da sürüp gidemez. Zamana yayıp Büyük Ermenistan oluşturulamaz. Filistinliler'e gelince, Nâsır'ın acemi ataklığının cezası bu kadar ağır olmamalı idi. Nâsır, bizim Enver'i örnek aldı. Elbette Enver gibi Türkler'i değil, Araplar'ı birleştirmek istedi. 1967 İsrail savaşını başlatıp zafer kazanacağı yanılgısına düştü. Mısır'ı zarara uğrattı ama, bizimki gibi imparatorluk batırıp 2 milyon vatandaşının ölümüne sebebiyet vermedi. Mısır'ı bağımsızlığını kaybetmek çizgisinde bırakıp kaçmadı. Bütün zararı Filistinliler'e oldu. Enver gibi kurmay yarbay rütbesinde iken ve 35 yaşında darbe yapıp Mısır'ı ele geçirdi ve ölünceye kadar elinde tuttu. Bu darbeciler ne kadar akılsız oluyorlar...