Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Mısır'da idi. Eski tümgeneral 82 yaşında ve 29 yıldan beri yarı-başkan Hüsnü Mübârek'in, Harb Akademisi diploma töreninde, Arap olmayan ilk devlet başkanı sıfatıyla, onur konuğu idi. Ödül alan subaylara Sayın Gül de diploma verdi. Kocaman Türk bayrağının açılması, Türk marşı çalınması, ihtişamı arttırdı. Arap ülkeleri ile bir türlü rayına oturmayan ilişkilerimizin düzeldiği artık açığa çıktı. Zira Mısır, Arap âleminin önderliği pozisyonunu hiçbir Arap devletine tanımaz. Sayın Erdoğan'ın, Sırbistan Cumhurbaşkanı Tadiç'i barışa razı etmesi kadar başarılı zor bir düğümü daha çözdük. Arap âleminin Mağrib (Batı) denen, epey Fransa tasallutuna maruz kalmış ülkeleri sırada bekliyor: Tunus, Cezayir, bir zamanlar büyük devlet olan Fas... Cezayir, Osmanlı Türkiyesi cihan devletinin Batı Akdeniz'e egemen, Atlantik'e açılan kapısı bir deniz eyaletimizdi. 16. asrın dehâ sahibi amirallerimiz, Batı Anadolu'dan gelir, bu ocakta yetişir, zafer kazananlar İstanbul'a çağrılır, Donanma-yı Hümâyûn amiralliklerine geçerlerdi. Bill Clinton tarafından resmen teşvik edildiğimiz, eski ülkelerimizle ilgilenmek politikamız, ülkemizde Osmanlı'yı unutturmayı kafalarına koymuş ulusalcılarımıza çarptı. Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı'nın son eseri ve şâheseri olduğunu, babalarımız Osmanlı general, subay, bürokrat, aydın ve vatandaşlarınca kurulduğunu inkâr ediyor, birden gökten zembille indiğimize bizi kandırmak, inandırmak, aldatmak istiyorlardı. Bu çarpıklıklar içinde tezatlar âlemi bir Türkiye oluştu. Atatürk ile Osmanlı'yı beraberce kucaklamak yeteneğinden mahrum olmak, en büyük millî nakisadır. Şu anda terör ve referandum konuları arasına sıkışmamızdan kurtulacağız. Terör uzun vâdelidir. Ama sonu getirilecektir. Terörlü bir Türkiye, teröre taviz veren bir Türkiye bahis konusu bile olamaz. Büyük Türkiye'ye doğru yürürken, tökezlememeye çok dikkat edeceğiz. Partileri bizimkiler kadar birbiriyle kavgalı bir demokrasi bulunmadığını da unutmayacağız. Taraftarlar ve karşıtlar diye ikiye bölünmeyeceğiz. Demokrasi ne gerektiriyorsa, yerine getireceğiz.