Gazetelerde Musul petrolleri üzerinde hâlâ bir hakkımız olup olmadığını Dışişleri Bakanlığımız'ın incelediği haberleri çıktı. Türkiye Gazetesi de bu konuda bir belge ele geçirmiş. Arkadaşlarımızın dün bana faksladığı belge şöyle: Neftçi-zâde Mehmed Nâzım ve Kadı-zâde Râgıb Beyler, Türkiye Cumhuriyeti Ticâret Vekâleti'ne (bakanlığına) dilekçe vermişler. Kerkük sancağının (ilinin) çeşitli yerlerinde petrol ve diğer madenleri araştırmak için 16.6.1327 (1911) tarihinde Osmanlı hükûmetinden aldıkları ruhsat-nâmeye dayanarak, petrol araştırmalarının devamını istiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti hükûmeti, Ticâret Vekâleti'nin talebi üzerine bu konuda 23 Ocak 1927'de bir kararnâme çıkarıyor. Adı geçen iş adamlarının istedikleri araştırmayı yapabileceklerini tasvîb ve kabûl olunmuştur diyerek onaylıyor. Kararnâmede 11 vekilin (bakanın), bu arada hâriciye vekili (dışişleri bakanı) Dr. Tevfik (Rüşdü Aras) Bey'in imzası üzerinde, başvekil İsmet (İnönü) Paşa'nın ve tasdik makamında reîs-i cumhûr Gazî Mustafa Kemâl'in yani Atatürk'ün imzaları var. Şimdi: Ankara hükûmeti, 1927 yılında Kerkük'te petrol araştırması izni verdiğine göre, Musul vilâyeti üzerinde hakkı bulunduğunu işaret etmektedir. Bugünki Irak'ın kuzeydeki üçte biri üzerinde Osmanlı imparatorluğunun Musul Vilâyeti dediği eyalet vardı ve Kerkük, bu eyaletin sancaklarından (illerinden) biri idi. Lozan'da İngiltere, Mîsâk-ı Millî'ye dahil bulunan Musul eyaletini, âşikâr ki petrol dolayısıyle Türkiye'ye bırakmadı. Türkiye de İngiltere'ye bırakmadığı için, Lozan'da, sorunun Cem'iyyet-i Akvâm denen o zaman merkezi Cenevre'de bulunan birleşmiş milletlerin hakemliğine tevdii kararlaştırıldı. Bu karar, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekillerinin çok ağır eleştirileriyle karşılaştı. Sonunda, adı geçen Cemiyet'in bir çeşit patronu ve o dönemin Birleşik Amerika'sı olan İngiltere, Kuzey Irak'ın Türkiye'yi değil, manda altındaki Irak'ı tercih ettiğini ilân ile meseleyi kapattı. Üstelik Şeyh Said isyanını çıkartarak, Türkiye'nin bu karara karşı askerî müdahalesine fırsat vermedi. Sultan Abdülhamid'in de şahsî hissesi bulunan Musul petrolleri üzerinde Türkiye'ye bir pay ayrıldı. Bu konuyu şimdi Dışişleri Bakanlığımız inceliyor.