Dış ülkeler basın ve televizyonlarında Türkiye hakkındaki yayınlar, daima dikkat çekicidir. Yalın haberler bile öyledir. Özenle izlememiz gerekir. Dışarıdan nasıl göründüğümüz, nasıl fotoğraf verdiğimiz önemlidir. Zira biz, ülkemiz hakkında yazıp konuşurken, mutlaka belirli fikirleri, politikaları, partileri, kişileri savunur ve veya karşı çıkarız. Dış medya, bu çeşit sınırlamalardan âzâdedir. Duygudan mahrum diyebileceğim açıklamalar yapar. Dünyanın neresinde bulunduğumuzu, nereye doğrulduğumuzu iyi görebilmek için dışarıya bakmak şarttır. Referandum için dış medya değerlendirmelerinde genellikle aynı yönde yorumlar görülüyor. (Evet) çıkması dünya barışı ve demokrasi için olumlu algılanıyor. En net tefsirlerden birini İngiltere'nin Guardian gazetesi yaptı, özetle şöyle diyor: "Türkiye sükûnet içinde kansız bir devrim geçirdi. Yakın tarihi, darbelerle dolup taşan Türkiye'de generaller ve yargıçlar iktidarı sona erdi. Gerçek demokrasi dönemi açıldı." Financial Times (İngiltere) daha ihtiyatlı davranıyor, şöyle: "Referandum Erdoğan'ın zaferiyle sonuçlandı ama anayasa mahkemesi ve yargıç-savcılar kuruluna ait değişiklikler tereddüt oluşturdu." Times (İngiltere) ise "Türkiye gerçek demokrasiye geçti" diyor. Amerika Birleşik Devletletleri'nin milletlerarası CNN televizyonu: "Referandum, Türkler'in katı şekilde ikiye ayrıldığını ortaya çıkardı" dedi. Washington Post (ABD): "Halk, değişiklik metnini okumaksızın AK Parti'ye güvenini belirten yönde oy kullandı, iktidar partisi güç kazandı" yorumunda bulundu. Arap News: "Türk halkı, Erdoğan'ın ılımlı İslâm hükûmetini onayladı." II Giornale (İtalya) ise çok radikal ve abartılı bir yorum yazdı: "Referandum, Türkiye'de Kemalist dönemin sona erdiğini, Türkiye'nin Avrupa'dan ayrılıp İran'a yaklaştığını gösterdi." Hâsılı dünya, Türkiye'yi izliyor, Sayın Erdoğan'ın referandum sonrası icraatını ilgiyle bekliyor.