Evvelsi gün Brüksel'de NATO üyesi devletlerin devlet veya hükûmet başkanları bir araya geldi. Daha çok, NATO'nun patronu Amerika'nın yeni başkanı Bush'un, müttefik ülkelerin yöneticileri ile tanışma toplantısı gibi geçti. Türkiye'yi Başbakan Bülent Ecevit temsil etti. Bush'la tanışıp 1 dakika ayak üstü görüştü. Yeniden seçim kazanan İngiltere Başbakanı Blair'i de tebrik edip 1 dakika konuştu. Her ülke temsilcisine 5 dakika süre verilmişti. Ecevit, güzel İngilizce'si ile, önemli bir hitabede bulundu. Makedonya meselesini vurguladı. NATO ülkelerinin bu konuya ilgisini çekebildi. Sorun, gündeme alındı. Ecevit'in NATO'nun Makedonya'ya müdahalesi teklifi yürürlük kazanabilir. Başbakan, Balkanlar'da dağınık Türk nüfusu bulunmasının yanında, Türkiye'de Balkan asıllı milyonlarca insan yaşadığını, zaten bir Balkan devleti de olduğumuz için, bölge ile birinci derecede ilgilendiğimizi belirtti. Diğer ağırlıklı konu, Avrupa Savunma Gücü idi. Avrupa Birliği, 60.000 kişilik bir vurucu kuvvet oluşturmaya çalışıyor. Bunun için NATO birliklerini kullanacaklar. Kıt'ada kargaşa çıkarsa bu Avrupa Ordusu, derhal müdahale edebilecek. 60.000 askerle gerçek bir savaş yapılamıyacağı âşikardır. Ancak Fransa ile Almanya, Bosna ve Kosova kabîlinden müdahalelerde Amerika'ya muhtaç durumdan kurtulmak istiyorlar. Avrupa Savunma Gücü'ne Türkiye de davet edildi. Birlik vereceğimizi bildirdik. NATO devletlerinin katıldığı bir Avrupa Ordusu'nun dışında kalmamız zaten bahis konusu değildir. Ancak bu gücün karar mekanizmasında yalnız AB üyelerinin bulunması, AB üyeliği gerçekleşmemiş NATO devletlerinin danışma biriminde katkı sağlamaları isteniyor. Mantık ve insaf dışı, hoyrat ve şımarık bir istektir. Ankara haklı olarak direniyor. ABD ise, böyle bir askerî gücün ortaya çıkmasına taraftar değil ama, karşı da koymuyor.