21. yüzyıl darbeler dünyası olmayacak. Komedilere konu olan en darbeci coğrafya, Latin Amerika idi. Katolik Kilisesi'ni yanına alan general veya albay (binbaşı ve yüzbaşı da olabilirdi) hükûmeti alaşağı eder, kendini hayat boyu diktatör başkan-başkomutan ilân ederdi. Amerika kıt'asında başkan, cumhurbaşkanı+başbakandır (yalnız Peru'da ayrıca başbakan var.) İster inanın ister inanmayın, Latin Amerika, askerî darbe evresinden sivil darbelere geçerek demokraside karar kılmak üzeredir. Artık darbe, Siyah (Zenci) Afrika'ya mahsus bir gelişme hâlindedir. Türkiye 1876, 1908, 1909, 1913 darbelerini yaşadı ve imparatorluğa veda ettik. Sonra 1960, 1971, 1980 darbelerinin ağırlığı Türk'ün omuzlarını çökertti. Demokratik cumhuriyeti beceremedik, çünkü işimize gelmedi, istemedik. Hâlâ çağdaş uygarlık çizgisine mesafeliyiz. Hâlâ gündemimiz darbedir. Son darbe Nijer'de yapıldı (Nijerya ile karıştırılmamalı). Yüzde 90'ı Sünnî-Mâlikî Müslüman Siyah Batı Afrika devleti... Kuzey şeridi 1912'ye kadar bizim yönetimimizde idi. Denizlerden uzak 1.2 milyon km2 üzerinde 15 milyon insan 2000 dolardan az bir gelirle yaşıyor. Cezayir-Libya-Çad-Nijerya-Benin-Burkina Faso-Mali ile çevrili. 1880'lerde Fransa musallat olmaya başladı. 1960'ta bağımsızlık kazandı. Resmî dil Fransızca. Hausa vs. yerli diller konuşuluyor. Yüzde 11 Hâmî Tuareg Berberîleri'ne 1995'te otonomi verildi. Nijer, dünyanın 3. uranyum müstahsili. Savunma bütçesi 40 milyon dolar. 10.600 askeri var. Savaş uçağı yok. Bir ikisi kadın 27 bakanlı hükümeti var. Tanca Mamadu (yani Muhammed), 72 yaşında. İktidarının 11. yılında. 3 yıl daha uzatmak isteyince Binbaşı Âdem Hârûn darbe yaptı. Albay Abdülkerîm yardımcısı oldu (dikkat buyurun: binbaşının muâvini bir albay!). Diktatör başkan Tanca, parlamento ile anayasa mahkemesini kapatmıştı. Yeni askerî yönetim anayasaya da son verdi. Haydi hayırlısı!..