Sayın Başbakan'ın petrol trilyoneri Müslüman hükümdarları ve ileri gelenlerini uyarması, devletimize yakışır soylu bir davranıştır. Bu kişiler, dünya petrol rezerv ve üretiminin üçte ikisini ellerinde tutuyorlar. Pakistan için acele yardımları gerekiyor. Pakistan İslâm Cumhuriyeti, çok önemli bir Müslüman devletidir. Son yüzyılların en dehşetli felâketini yaşıyor. Hayat veren İndus Nehri coşmuş, taşmış, hoyratlaşmıştır. Milyonlarca insanı tehdid ediyor. Türkiye kadar geniş bir ülke, sular altındadır (796.000 km2, 185 milyon nüfus). Sayın Erdoğan, 1 milyar dolar yardım vaadini pek haklı olarak küçümsedi. Bu, muazzam bir meblağdır. Fakat Başbakan, petrol ülkelerinde böyle meblağların hangi alanlarda harcandığını bilmektedir. İslâm Konferansı, Arap Birliği, Türk Cumhuriyetleri gibi en büyük Müslüman örgütler, Pakistan felâketine âcil ve yeterli müdahalede bulunamadılar. Bosna savaşındaki gibi... Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi enerji zengini Türk devletlerinin de ilgisini bekliyoruz. İran'ın sınırdaşı olan ve epey Şiî'si de bulunan Pakistan'la ilgilenmesi gerekir. Başta ABD ve AB olmak üzere Batı âlemine, bu arada Birleşmiş Milletler'e gelince, yeterli alâkayı göremedik. Yardım bahsinde, Pakistan ülkelerini 1 asır yöneten İngiltere baş çekmelidir. Zaten Pakistan'da İngilizce yarı resmî dildir. Türkiye elinden geleni yapıyor. Çok fazlasını da mutlaka yapacak. Hele referandum sürecinden çıkalım. Şimdilik ilgi, Antalya'da Kılıçdaroğlu ile Baykal'ın birlikte halkın karşısına çıkması üzerinde toplanıyor. Baykal'ın genel başkanlıktan düşürülmesi, partiler tarihimizin en esrarlı olaylarındandır. İçyüzünü hâlâ bilmiyoruz. Devlet sınavlarında kopyacılık konusu gündemden düşmüyor. Bu sistem artık hızlı bir açılımla değiştirilmeli. Tarihimizin muhtemelen en kalabalık mitingini AK Parti, İstanbul'da gerçekleştirdi. Bayramı EVET'le tamamlayacağız.