Partiler ve seçim yasaları

A -
A +

Özürlü Anayasamız'ı mümkün mertebe çağa uydurmak gayretleri devam ederken, Medenî Kanun ve Ceza Kanunu gibi hukukun temellerini oluşturan iki büyük yasanın yeniden düzenlenmiş metinleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulmuştur. Siyasal Partiler ve Seçim yasaları, ayni derecede önem taşıyor. Yeni, kısa, çağdaş bir Anayasa yapacak iradeyi gösteremedik. Tadillerle idare ediyoruz. Küçümsemiyoruz, Devlet Reformu'nda epey bir adımdır. Siyasal Partiler ve Seçim yasalarını tadil için bazı milletvekillerinin çalışmaları, basına aksetti. Öğrenebildiğimiz kadarıyle bazı hususlar bize son derece sakıncalı göründü. Yasalar açık, samimi olmalı, belirli hedefleri gerçekleştirmelidir. Milletvekili sayısında 550 rakamını yeni kılıflar içinde savunmak, bir hileden ibarettir. Koltuklarını kaybedeceklerinden korkan milletvekillerinin (ki üçte ikisi zaten her hâl-ü kârda değişecektir) endişelerini yatıştırmak gayesi, sırıtmaktadır. 100 milletvekili seçkinlerden oluşturulacakmış. Yok canım! Bütün milletvekilleri seçkindir. Seçkin olanlar ve olmıyanlar diye ikiye ayırırsanız, biribirlerinin gırtlaklarına sarılırlar. Ama 100 kişilik bir Senato -lüzumlu ise- düşünülebilir. Senatonun fonksiyonu başkadır. Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerinin üçte ikisini üzerine alır. Böylesine bir reform teşebbüsü için erken olduğu söylenirse, itiraz etmeyiz. Fakat 401 milletvekili sayısının bile gerekçesi yoktur. 400 olmalıdır. Yapılacak tasarruf, büyüktür. Yüce Meclis, daha da işlek hâle gelir. Ön seçim üzerinde de uyarıda bulunmak isterim. Aslında adayların genel merkezce belirlenmesi antidemokratik değildir. Bir partiler demokrasisi olduğu unutulmamalıdır. Mekanizmayı liderler dejenere ettiler. Şahısları, partileri ve millet için kötü listeler yaptılar. Kriz oluştu. Tamamen ön seçime bağlanmak, adaylarla delegeler arasında büyük paraların dökülüp saçılması demektir. Partilerin il ve ilçe teşkilâtlarının siyasî nüfuz kullanarak para pul işlerine daldıkları mekanizma, körüklenecektir. Parti üyeliğini ve yöneticiliğini -bir zamanlardaki gibi- bir ideal, bir gönül işi hâline getirmek lâzım. Reformun reform gibi olması gerekir. Yüzeyde kalan reformlar, Türkiye'yi 200 yıldır yerinde saydırıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.