Partilerimizdeki çeşitliliğe maşaallah! Hepsi seçmece... Vatandaş -vakit halûl edince- birini seçip oyunu atacak. Partiler demokrasisidir. Partisiz demokrasi mümkün değildir. Millî iradeyi, partilere atılan oylar oluşturur ve başka hiçbir faktör oluşturmaz. Demokrasi dediğimiz ve daha az kusurlusunu bulamadığımız rejim, Anglo-Amerikan (İngiltere ve ABD) kökenlidir ve başlıca iki partiye dayanır. Partilerin biri gelir iktidara yerleşir, diğeri gider muhalefete geçer. 1946'dan 1960, bir nisbette 1980'e kadar bizde de böyleydi. Merkez Sağ ve sosyal demokrasiye dayanan Merkez Sol yanında küçük partiler, sistemi bozmuyordu. Hele 1990'lı yıllarda parti enflasyonu başladı. Seçim barajımız hiçbir demokraside görülmeyen yüksekliktedir (yüzde 10). Bu sebeple 1995 seçimlerinde MHP ve 1999'da CHP gibi iki köklü parti, Meclis dışı kalabildi. Şimdi önümüzdeki seçimlerde bu tehlikeden masûn hiçbir parti yoktur. En umulmadık parti barajı aşamıyabilir. Meselâ bir kaç parti yüzde 10'a çok yakın, fakat yüzde 10'u geçemiyen oy alır. Bu oyların hepsi keenlemyekûn sayılacak, hesap dışı bırakılacaktır. Bu suretle geçerli oyların yarıya yakını bile barajı aşamıyabilir. Geriye kalan ve baraj geçen yüzde 50 oy, yüzde 100 muamelesi görerek milletvekili çıkarır. Onun için barajın hiç olmazsa yüzde 8'e düşürüleceğini sanıyorum (yüzde 8'le 95'te MHP ve 99'da CHP Meclis dışında kalmazdı, ama 99'da Çiller seçim bölgesinde kaybederdi.) Herkes askerî rejimden kalma seçim ve partiler yasalarından yakınıyor. Fakat hiçbir parti istediği değişiklikleri söylemiyor. Tek milletvekili dar bölge gibi trilyonların havada uçuşacağı sistemleri savunanlar bile var. Bakalım sonbaharda ne olacak...