PKK hareketi, Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı isyanıdır. Hem önemli Batı devletleri, hem epey kıytırık devlet tarafından açık kapalı desteklendi. Hepsi terör destekçiliği yapmak, terörü azdırmakla suçludurlar. Türkiye'yi doğru analiz edemiyen birçok ülke, isyanın, otonom, hattâ bağımsız, yahut önce otonom bir müddet sonra bağımsız bir Kürdistan ile sonuçlanacağını sandılar. İsyanın önemli bir sebebi, GAP projemizle Türk'ü kıskanan ve Türk'ten korkanların refleksidir. PKK'ya milyarlarca dolarlık uyuşturucu yolu açık bırakıldı. Bu bakımdan da bu yolu besliyenler büyük insanlık suçu işlediler. PKK işin sonunu getiremeyip sürekli hezimete uğrayınca, dış destek zayıfladı. Hem komünist, hem ırkçı yapısı dolayısıyla modası geçti. Kendileri için savaştığını söylediği milyonlarca Türk vatandaşını zarara uğrattı. İmamları ve öğretmenleri, bebekleri ve çocukları bile öldürdü. Güneydoğuyu yoksul hâle getirdi. Terörle korkutarak saflarına aldığı insanlar çözüldü. Şimdi siyasallaşmak, belki liberalleşmek maskaralığının peşindedir. Bu suretle Batı'nın ve Türk'ü sevmeyen kıytırık komşularımızın desteklerini elde etmek istiyor. Mehmet Keçeciler, Türkiye'de PKK sempatizanları Kürt asıllı vatandaşlarımızın oy gücü bulunmadığını, binaenaleyh çekinilmemesi gerektiğini ifade etti. Sayın Keçeciler, ANAP'ın saygın ve tecrübeli bir devlet adamıdır. Söyledikleri yanlış anlaşılabilir, istismarı da mümkündür. Kürt lehçelerinin ferdî özel teşebbüsün açacağı kurslar çerçevesinde öğrenilebilmesi serbest bırakılabilir. RTÜK denetiminde ve yasalarımıza uygun şekilde özel TV ve radyolarla Kürtçe yayın doğaldır. Kürt oylarına dayandığı âşikâr partilerimiz bile vardır. Bundan ötesi mümkün değildir. Bölücülüğe ve vatandaşlar arasında ırk ayırımına gidecek yollar kapalıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimi budur ve değişmiyecektir. Farz-ı muhal Devlet makamlarını ırk kökenine ve anadiline göre bölüştürmeye veya yasaklamaya kalkışsak hâlimiz nice olurdu?