Powell'ı beklerken

A -
A +

ABD Dışişleri Bakanı emekli orgeneral Colin Powell, 4 Aralık Salı günü Ankara'dadır. Ne söyliyeceğini, daha doğrusu ne istiyeceğini şimdiden tahmin etmek spekülasyon sınırını aşmaz. Gene de bir şeyler düşünebiliriz. Devlet sekreteri denen dışişleri bakanı, ABD sisteminde, protokolde olmasa bile fiilen, başkandan sonra devleti yöneten ikinci adamdır. Körfez Savaşı'nın unutulmaz Genelkurmay Başkanı Powell, muhtemelen Kıbrıs'ı serbest bırakın diyecek. Karşılığında birşeyler sunması gerekir. Acaba ne olabilir? Bize göre, Türkiye'ye Afganistan'da geniş bir faaliyet sahası açacak. Bu, Rusya ile Çin ve Hindistan'ı pas geçsek bile, İran'ı epey huylandıracak bir öneridir. Şunu unutmamak gerekir: Pakistan nasıl Afganistan'ın güney yarısını kendi nüfuz sahası gibi görürse, ülkenin batıdaki dörtte biri için İran'ın görüşü de aynıdır. General Powell, başka bir tavizde de bulunabilir: Biz güneyden, siz kuzeyden Saddam'ın işini bitirelim, Musul ile Kerkük sizde kalsın diyebilir. İkinci ihtimalin olağanüstü engebeli ve çetrefil olduğu açıktır. Afganistan teklifi ise, uygulanabilir görünüyor. Buna rağmen Ankara, Kıbrıs'ta, Batı'nın istediği ölçüde bir tavize yanaşmıyacaktır. Powell'ın Ankara ziyareti günü olan 4 Aralık'ta Denktaş'la Klerides bir araya gelecek, eski Kıbrıs günlerini yâd edeceklerdir. Dün Milli Güvenlik Kurulu'nda bu konulara temas edildi. Ve gene dün, Almanya'nın Bonn şehrinde Petersberg Şatosunda Batılılar, Afgan temcilcilerini topladılar. Konferansı Federal Almanya Dışişleri Bakanı açtı. Toplantı İstanbul'da yapılacaktı. Afganlar'a yol masrafları için ödenek çıkartamayan hükûmetimiz, âdeti vechile, vakit geçirdi. Almanya üzerine atladı, harekete geçti, kesenin ağzını açtı ve.... Orta Asya'da ben de varım dedi.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.