Referanduma doğru -1-

A -
A +

Türkiye'de gerçek halk oylaması, dolayısıyla parti propagandaları 1946'da başladı. 1876, 1908, 1912, 1916, hattâ Mustafa Kemal Paşa'nın yönlendirdiği son Osmanlı Parlamentosu seçimi olan 1920 seçimleri, zaten iki dereceli idi. Halk gûyâ birinci seçmenleri (müntehib'ler) seçerdi, onlar da meb'ûs denen milletvekillerini! 1923 erken, 1927, 1931, 1935 Atatürk ve 1939, 1943 İnönü tek adam dönemi seçimlerinde listenin tamamını bu iki cumhurbaşkanımız yaptı. Sandığa atılan listeler sembolikti. Zaten oylar, sandık görevlilerinin ve halkın gözü önünde açık veriliyor, oyların sayımı ise nedense CHP'nin sandık temsilcileri tarafından herkese kapalı yapılıyordu. Böyle acayiplikler, totaliter ve otoriter ülkelere mahsus ve münhasırdır, millete hikmet-i hükûmet diye yutturulur. Avrupa'da çok devlet gibi Türkiye de 1946'da demokrasiye -şeklen de olsa- geçmeye mecbur kaldı. Geçmekte direnenler, ABD'nin oluşturduğu Birleşmiş Milletler'e kurucu üye kabûl edilmedi. Franco ile Salazar karşı çıktılar, İspanya ile Portekiz kurucu üyeliğe alınmadı (bizden tam 10 yıl sonra 1955'te BM üyesi olabildiler). Dört dörtlük faşist büyük devletler olan İtalya 1955'te, Japonya 1956'da, Almanya 1973'te, İngiltere ve İsveç derecesinde tam demokrasiye geçip BM üyesi olabildiler. 2010 Türkiyesi'nde AB standartlarında demokrasiye geçtiğimiz iddiası, epey cür'etkâr bir söylemdir. 1946 erken, 1950, 1954, 1957 erken, 1961, 1965, 1969, 1973, 1977, 1983 ve sonraki milletvekili ve senato ile ara seçimleri, partilerin gerçek mücadelesi içinde geçti. Meydanlar dolup taştı. Radyoları TV ekranları izledi. Medya hararetlendi. Ama günümüze kadar hiçbir halk oylamasında, daha bir buçuk ay olmasına rağmen, 12 Eylül referandumu derecesindeki partiler arası mücadele, asla görülmedi. Karşılıklı, demokraside gerekmeyen ithamlar yapıldı, yapılıyor. Referandum iktidarı tayin edecek bir genel seçim değildir. Üstelik anayasanın bütünü zaten en kısa zamanda değiştirilecektir. Buna rağmen bu derece ilginin, hararetin sebebi nedir? Referandumdan Evet mi, Hayır mı çıkar? Yarın devam edeceğim.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.