Referandumda 'Evet'lerin yüzde 60'ı zorlayacağı fikrindeyim. (Yüzde 40+yüzde 40+yüzde 20 kararsız) anketlerine inanmıyorum. AK Parti'nin de sonuçtan endişesi yok. Buna rağmen bir buçuk ay öncesinden demokrasi tarihimizin en heyecanlı, en derin propagandasına girmesi ne manaya geliyor? Tek manası, Evet oylarını mümkün olabildiği en yüksek çizgide tutmak hedefidir. Genel seçime böyle bir avantajla girmek düşünülüyor. Ancak, referandum oylamasında, anayasanın tadil gören 28 maddesini inceleyip olumlu veya olumsuz oy kullanacak vatandaş, seçmenin onda birini bile bulmaz. Vatandaş ikiye ayrılmıştır: Taraftarlar ve Karşıtlar. Bunun dışında her faktör, oy atana vız gelecektir. İşte böyle bir atmosfer oluşmuşken Cumhuriyet Halk Partisi, bu cuma günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Silâhlı Kuvvetler İç Hizmet Yasasının mahut 35. maddesinin (korumak ve kollamak) kelimelerinin çıkartılması için olağanüstü toplantı isteyeceğini bildirdi. Bu madde antidemokratiktir, demokrasinin yüz karasıdır. Meclis'in üstün iradesine hakarettir. Ama zamanı değildir. Kaldı ki bu maddenin darbelerin anayasal dayanağı olduğu iddiası anlamsızdır. Darbe yapacak cuntanın bu maddeye ihtiyacı yoktur. Zira anayasaya, bütün yasalara, millete rağmen, devletin kayıplarına zerre kadar aldırmadan, şanlı ordumuza nakisa getireceğine hiç endişe etmeksizin darbe yapılır, yapılmıştır. Milletin ellerine verdiği silâhları millete çeviren bir cuntanın bu maddeden esinlendiği doğru değildir. Bu konuda çeşitli dış ve iç faktörler yazılıp çizilmiştir. Böyle bir ibare çoktan iptâl edilmeli idi. Ama Sayın Başkan'ın şu sırada Meclis'i olağanüstü toplantıya davet etmesi beklenmiyor. AK Parti, genel seçimlerde en büyük ihtimalle 1. parti olacak ve büyük ihtimalle tek başına hükûmet kurabilecektir. Ancak referandumdaki oy nispetine erişemeyeceği açıktır. Bir partinin üst üste seçim kazanmasının nadir bir gelişme olduğu da bir faktördür. Bütün bu hây-ü hûyda askerin ve yargının prestijine dikkat edilirse huzurlu bir Türkiye oluşacaktır. Milletin bu konuda hassasiyeti vardır. Politikaya karışan asker ve yargı istemez. Fakat gündelik mevzu hâline gelmelerinden de hoşlanmaz.