Rusya ve biz

A -
A +

Türkiye Cumhuriyeti, nükleer çöplük muamelesine muhatab olacak derecede kuvvet ve saygınlık kaybetti. Zira hem demokratlaşamadı, hem yoksul düştü. Demokrasiye uyum sağlamıyan yoksul devletlere karşı hangi tavır ve üslûbun kullanıldığı açıktır. Ancak bu durum geçicidir. Belki yarın, belki yarından da yakın bir müddet içinde sona erecektir. Türkiye, gücüne ve itibarına kavuşacaktır. Demokrasiyi benimsiyecektir. Yoksulluktan kurtulacaktır. İleri ülkeler arasında yerini alacaktır. Tarih, coğrafya ve insan potansiyeli o derecede önemlidir ki, olumsuz bir gelişme ve kötü bir sonuca imkân vermez. Her şey bizim elimizdedir. Türk'ün ve Türkiye'nin kaderi böyledir. Batış ve çıkışlarla doludur. İstikrar yetmezliği karakteristiktir. Rusya belki 300, kesin şekilde 230 yıldan bu yana Türkiye dış politikasının başta gelen konusudur. Moskova'nın, Volga'dan sonra Kırım'dan başlıyarak Türk ülkelerini her istikamette ele geçirmek politikası, Türkiye'yi irkitmiştir. Karadeniz kıyılarına yayılarak ve Türk Boğazları'nı zorlıyarak veya Kafkasya'dan inerek güneye, ılık denizlere ulaşmak hedefini buna ekleyiniz. Dünki Osmanlı, bugünki Cumhuriyet Türkiyesi'nin endişelerini kavramak zor olmaz. Rusya, çok geniş bir güney coğrafyasında yayılmak için Türkiye'yi, birinci engel görmüştür. Bu Rus politikası zamanında İngiltere'yi, sonra Amerika'yı da telâşlandırmıştır. Artık sınırımız kalmamasına rağmen Rusya bugün de kuzeydeki büyük komşumuzdur. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Rusya Federasyonu ile ilişkilerimizi olabildiğine geliştirmek politikamız, doğrudur. Ancak Moskova, Türkiye'nin Balkanlar-Karadeniz-Kafkasya-Hazar Ötesi-Orta Doğu-Akdeniz arasındaki tarih boyunca ve bugünki hârikulâde konumunu hâlâ kıskanıyor. Nüfuzumuzu küçültmek istiyor. ABD ve Almanya, hattâ İngiltere, Fransa gibi büyük devletler de Rusya gibi, Türkiye'nin stratejik pozisyonunu, askerî kudretini ve insan potansiyelini dikkatle izliyor. Rusya ile Türkiye, ekonomi batağına batmış, fakat bu bataktan kurtulacaklarına emin, önemli iki devlettir. Çok ağırlıklı petrol faktörünü yarın ele alacağım.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.