Savaşın neresindeyiz?

A -
A +

İsrail-Filistin savaşının neresindeyiz? Sonuna yaklaştık gibi. İsrail'in, Lübnan'a girerek, güneyde üslenmiş Hizbullah'ı temizlemek gayesiyle işi uzatmak niyeti vardı. Ancak ABD, bu harekâtı önlemiş gibi görünüyor. Evvelsi gün Colin Powell, Beyrut'ta epey yuhalanmak pahasına savaşın Lübnan'a, Suriye'ye sıçramasını engellemeye çalıştı. Savaşın sonuna geldiğimizi farzettiğimize göre, sonuçları üzerinde durabiliriz. İsrail anlaşılan epey nazlandıktan sonra Filistin'i boşaltacak. Fakat güvenlik gerekçesiyle bazı noktalarda asker bırakacağı anlaşılıyor. Şaron, bu hususu kâr hanesine yazacaktır. Ancak hemen bütün dünyada, İsrail'i aşan, Yahudi karşıtı duygular, tereddütler, şüpheler oluştu. Filistinliler'e reva gördükleri şiddeti beğenen çıkmadı. İsrail, prestij kaybetti. Bu arada 20 küsur Arap devleti havanda su döğdü ve çözümü Amerika'ya bıraktı. Birleşik Amerika da zararlı çıktı. İsrail'i -haydi Şaron'u diyelim- durdurmakta ciddi şekilde zorlandı. Ne kadar durdurabildiği de daha açık değil. Zaten çok hasmı ve kıskananı bulunan ABD, pek çok ülkede eleştirilere maruz kaldı. İsrail savaşı dolayısıyle Irak projesini bir müddet erteledi. Saddam'a gün doğdu. Filistinliler çok insan kaybına uğradı. Ama tam bağımsız Filistin devleti fikri bütün dünyada olgunlaştı. Nitekim Almanya Şansölyesi, her iki devletin başkenti Kudüs'ün iki kesimi olmak şartıyle barış planı hazırladı. Almanlar, Sultan Abdülhamid'in resmî misafiri sıfatıyle Kayzer İkinci Wilhelm'in gösterişli Kudüs ziyaretini unutamamışlardır. Bütün bunlara rağmen, bu savaş da, çok yakın gibi görünen barış müzakereleri de, Filistin sorununun bir safhasından ibarettir. Daha önümüzde uzun yıllar sürecek nice safhalar vardır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.