Afganistan, Etyopya (Habeşistan), Somali, Eritre gibi bazı ülkelerde bugüne kadar hiçbir nüfus sayımı yapılmadı. Bu devletler hakkında nüfusa ait bütün bilgiler tahminlere dayanır. Ve tabiatiyle tahminler arasında önemli çelişkiler mevcuttur. Türkiye Cumhuriyeti'nde 1927 sayımında epey yere erişilememiş, yüz binlerce nüfus sayılamamıştı. 1935 ve sonraki sayımlarda bu aksaklık gittikçe azaldı. 2000 sayımında ise öylesine bir rezalet gerçekleşti ki, milletimizin adına utandırıcıdır. 3.5 milyon hayalî nüfus eklemeye cür'et edenler, Türkiye'ye büyük kötülük yaptılar. Dünyaya mahcup düştük. Sağlıksız istatistik bilgilerin ne kadar zarar verdiğini anlatmak için bu sütun yeterli değildir. Sorumluların Devlet hizmetinden atılmaları, sahtekârlıktan cezalandırılmaları gerekiyordu. Böyle bir işlemi duymadım. Ne biçim hukuk devletiyiz biz? Artık vatandaşları 5 yılda bir pazar günü evlerine tıkayıp saymak dönemi kapandı. En beceriksiz hükûmet buna cesaret edemiyecektir. 2005 sayımı bilgisayarla yapılacak. 2003 genel seçimleri de öyle... Bu sisteme geçmekte pek çok geciktik. Bir defa kurulduktan sonra daha az masraflıdır. Bütün medenî ülkelerde uygulanan sistemdir. Sonuçları hemen öğrenmek kabildir. Ölen ve doğan derhal bilgisayara geçirileceği için, zaten her yeni gün kaç nüfuslu bir devlette yaşadığınızı bilirsiniz. Bilhassa 1973 ve 1977 genel esçimlerinde mükerrer oyların sayısı yüz binlere, hattâ milyona vardı. Bugün de oylama çok sağlıklı değildir. Zaten seçim yasası sağlıklı değildir. Ne demek doğuda 20-30 bin, batıda 80-100 bin seçmene bir milletvekili çıkartmak? Hangi akl-ı evvel, bütün illere peşinen birer milletvekili tahsisinden sonra geri kalan milletvekili sayısını nüfusa bölen saçmalığı bize yutturmuş ve uygulatmıştır? Türkiye Cumhuriyeti, müesseseleri ve tatbikatı sağlıksız hâle düşmüş eskimiş, köhneleşmiş, lâgarlaşmış, genç bir devlettir. Çağa uyum sağlayamayan müesseselerin dejenere olduğu bir tarih kanunudur. Biz bunu bilemedik.