Seçim çetin olacak

A -
A +

Fransız usulü ittifak sistemini mümkün kılan bir Seçim Yasası değişikliği mümkün görünmüyor. Bazı partiler buna karşı. İttifak imkânsızlığına yüzde 10 baraj eklenince, 3 Kasım'da acayip sonuçlarla karşı karşıya gelebiliriz. Bu takdirde başka bir Seçim Kanunu yapılır ve seçimler yenilenir. Eskisi gibi "hülle" yapmak yolu açıktır. Bu dahi çetin pazarlıklara konu olacaktır. Meselâ Doğru Yol ile ANAP arasında bu sistemin işletilmesi zordur. Hangisi hangisine katılmak için kendi partisinden vazgeçecektir? İki tarafın da bıyıklarını balta kesmiyor. Bu bıyıkları seçmen, sandıkta, cascavlak bırakırcasına tıraş edebilir. Oyları çok bölünen merkez, bir darbe daha yiyecek gibidir. Bugünki hükümet kurulurken Milliyetçi Hareket Partisi'ne büyük boşluk oluşan Merkez Sağ'a yürümesini, bu suretle aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin de asrımıza uyum sağlıyacağını tavsiye eden yazılar yazmıştık. MHP'de böyle bir heves belirmedi, yaprak kımıldamadı. Anlaşılan fazla oy almak istemedi. Şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Sağ benim diyor. Merkez Sağ zihniyet ancak uygulamada anlaşılır. Çok değerli bir Devlet adamı olan Vahit Erdem, geçen hafta bu partiye girerken Merkez Sağ'da bulunduklarını vurguladı. Özal felsefesinden geldiği için bu sözün temenni ve vaadin ötesinde kararlılık ifade ettiğini düşünebiliriz. Özal ekolü, Demirel ekolünden, o da Menderes ekolünden çıkmıştır. Bu da Merkez Sağ'ın ta kendisidir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin çizgisini, seçimlerden sonra göreceğiz. Seçim propagandalarının çok sert geçeceği, Devlet Bahçeli'nin bu süreci açan konuşmasından anlaşılır. Ancak tansiyonun yükselmesi sağlıklı değildir. 20 partili bir seçim yaşıyacağız. Az karmaşa, hattâ kargaşa sayılmaz. Ama çetrefil tablolardan bazan iyi neticeler de çıkabiliyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.