Sükûnetle, serinkanlılıkla, vekar ile Brüksel raporunu ve 12.12.2002 günü Avrupa Birliği'nin Kopenhag'ta yapacağı zirvenin Türkiye hakkındaki değerlendirmesini beklemeliyiz. Ekim'de Almanya'da, Kasım'da Amerika'da, Türkiye'yi de etkileyecek seçimler yapılacak. Bizde ise Kasım ayı, hükûmet kurma çalışmaları ile geçecek ve ihtimal yeni hükûmet, 12 Aralık'tan önce güvenoyu alacaktır. Ekim ayı, partilerimiz arasında propaganda yarışının doruğa çıktığı zaman dilimidir. Temennimiz, Türkiye'nin her köşesinin parti ve lider, aday posterleriyle donatılıp milyonlarca dolar değerinde kâğıt malzemesinin çöpe atılmasından kaçınılmasıdır. Seçmen, bu afişlere bakıp oy vermiyor. Avrupa Birliği'nin karşıtları vardır ve bundan sonra da olacaktır. Tam üyeliğimizden sonra bile varlıklarını sürdüreceklerdir. AB'nin bugünki üye devletlerinde de birlikten şikâyet edenler, çıkalım diyenler mevcuttur Demokrasi budur. Binaenaleyh iki taraf biribirini vatan hainliği ithamına kadar giden sözlerle suçlamamalıdır. Her iki taraf da vatanseverdir. Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan gibi aday ülkelerde yapılan anketlerde halkın yüzde 60'tan fazlası, idam cezasının kaldırılmasına karşı çıktı. Ama sistem bozulmadı. Artık Avrupa kıt'asında idam yoktur. AB bu cezayı yeniden koyuncaya kadar... İngilizce, Fransızca yerine kurslara gidip Kürtçe, Çerkesçe öğrenmek isteyeceklere tam bir müsamaha gösterelim. Devlet olarak görevimiz -ki yerine getiremiyoruz- istisnasız bütün vatandaşlarımıza Türkçe öğretmektir. Bu zorunluluk dışında her kişi, istediği dili ve istediği her türlü bilgiyi öğrenir. Karşı çıkarak önlenmesi teknik bakımdan mümkün değildir. Yaptığımız reformları soğukkanlılıkla, samimiyetle, fakat elimizi artık çabuk tutarak ve taviz vermeksizin uygulayalım. Türk insanı buna lâyıktır, demokrasiye ve refaha susamıştır. AB'ye girsek de, girmesek de, artık bugün hâlâ tutsağı bulunduğumuz köhnelikten dökülen zihniyet ve metodlarla milleti yerinde saydırmak ve dünya hızla geliştiği için geriletmek imkansızdır. Tam bir irticadır. Lütfen ısrar etmeyin...