Ehliyetsiz ve yetersiz müşavirleri, çevreleri ve Allah'ın belâsı dalkavukları, parti genel başkanlarını çok yanıltmışlardır. İşte size çok çarpıcı birkaç örnek: 1995 seçimlerinde Türkeş'le Çiller, aralarında ittifak yapmak için çok hevesli idiler. Hemen hemen anlaşmışlardı. Çevresi, yüzde 30 oy alacağına Çiller'i inandırdı. Çevrede, Türk milliyetçiliğinden hoşlanmıyanlar da vardı. Doğru Yol Partisi Genel Başkanı, Türkeş'e istediği sayıda milletvekili vermedi. Türkeş'i ise birkaç il başkanı ve zayıf çevresi, yeminler ederek mantık dışı oy alacaklarına inandırdılar. Başbuğ, talebinde direndi ve istediği milletvekili sayısını düşürmedi. MHP Meclis dışı kaldı ve 1995-99 Türk politikası Türkeş'in çok büyük tecrübesinden yararlanamadı. DYP birinci parti olamadı. Aynı 1995 seçimlerinde Mesut Yılmaz, Aydın Menderes'e istediği sayıda (galiba 10 idi) kontenjan vermedi. Menderes, Refah'a gitti. Erbakan, istediğinden fazla kontenjan tanınmasına bile razı idi. Yılmaz, yanlış tavsiyelere kapılıp koalisyonu bozunca 1. parti Refah iktidara geldi. Sonrasını hatırlatmaya hâcet yoktur. Sayın Demirel'e ikinci defa cumhurbaşkanlığı yolunu açmak için Anayasa tadili teşebbüsünde, Demirel'in yolu kesilirse, Mesut Yılmaz'ın cumhurbaşkanlığına seçileceği gibi yüzde yüz imkân dışı ihtimale birileri, Yılmaz'ı inandırdı. ANAP'lılar -hayli Doğru Yolcular'ın da katılmasıyle- Anayasa için oy vermediler. Çok kızan Ecevit'le Bahçeli, Yılmaz'ı seçmeyi akıllarından geçirmediler. Artık ayılan Mesut Bey'in Yılmaz Karakoyunlu'yu teklifine de kulak asmadılar. Meclis, kendi başkanına bile oy vermedi. Cumhurbaşkanını Meclis dışında aramak gibi akıl almaz bir çalışma başladı. Genel başkanların hataları sebebiyle yitirdikleri seçimler ve politik pozisyonlar üzerinde hacimli bir kitap yazabilirim. Bu örnekler kâfidir. Bunları niye yazdım? Seçim ve partiler kanunları ile milletvekili statüsü hazırlıkları yoğunlaştı. Bir şeyler yapılacak. Epey saçma teklifler, ipe sapa gelmez zararlı projeler, medyada münakaşaya açıldı. Af yasasına benzetmiyelim. Siyasî tablo yeterli derecede karmaşıktır. Daha berbat hâle getirmiyelim.