Hemen her gün yazılıp çizilen seçimlerin ertelenmesi, bana göre dedikodu sınırını aşmaz. Amerika Irak harekâtına başlasa bile, erteleme için sebep değildir. Çünki tam bir savaş hâli sayılmaz. Seferberlik ilân etmeyiz. Nihayet Kuzey Irak'a askerimizi ve hava gücümüzü sokarız ki, bunu zaten yıllardan beri yapıyoruz. Meclis'in tatili dolayısıyle vakit bulan milletvekillerinin üçü beşi bir araya gelip, sohbet kabîlinden, 3 Kasım tarihini ileriye atmayı konuştuklarını duyuyoruz. Sayın Çiller bile 3 Kasım'ın değiştirilebileceğini söyledi, ama 2002 içinde seçimlerin yapılması şartını koydu. Takvime baktım: 29 Aralık Pazar gününü gördüm. Demek Prof. Çiller, âzamî 56 günlük bir ertelemeye ihtimal veriyor. Ama bunun şartını telaffuz etmiyor. Biz yazalım: Kendisinin başbakanlığında yeni bir hükûmetin kurulması... Böyle bir teklife yeterli destek bulunacağını hiç sanmıyorum. Meğer ki, koalisyon partilerinden biri hükûmetten çekilsin... 3 Kasım tarihini Dr. Bahçeli tespit etti.. Niçin? Bendenize göre, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni bir buçuk yıl önce iktidara taşımak için... Yazdığımın, Hareket Partililer'ce hiç de latife sayılmıyacağının farkındayım. Şaka bir yana, Sayın Bahçeli, dış ve iç mihrakların, Yüce Meclis'e de sızarak, Milliyetçi Hareket Partisi'ni ve kısmen Demokratik Sol Parti'yi dışlayan bir hükûmeti gerçekleştirmek isteyen projelerini öğrenince, bu tedbiri düşündü. Epeyce antidemokratik olan bu proje, Ecevit'i de hedef alıyordu. Gûyâ Ecevit'le Bahçeli, bir Irak savaşında müttefikimiz Amerika'ya istediği nisbette destek vermezlermiş. Ve de Avrupa Birliği kriterlerinden bazılarına dayatma diyorlarmış. Üstüne üstlük, Kıbrıs sorununu çözümlemeye zerre kadar niyetleri yokmuşmuş!.. Bir alay dedikodu... Bu sütunu böylesine gayri ciddi rivayetlerle doldurduğum için, sayın okuyucularımdan özür diliyorum.