Şimdi ne yapacağız?

A -
A +

IMF yönetim kurulu, Türkiye'nin Niyet Mektubu'nu onayladı. Açılan krediler, beklediğimiz ve umduğumuz gibi çıktı. Bir nisbette rahat nefes aldık. Bir nisbette diyorum. Zira asıl bundan sonrası önemli. ABD ve Avrupa, imza koyduğumuz ve kabûl ettiğimiz reformları uygulayacağımız ve arkasını getireceğimiz konusunda tereddütlerini saklamadı, açıkladı. Bu tereddütlere -maalesef- biz de katılıyoruz. Radikal reformlara karşı 200 yıldan beri süregelen mukavemetimizin bugün de devam ettiğini çok iyi biliyoruz. Şahıs olarak da, kurum, kuruluş, zümre olarak da, statümüzde alışkanlıklarımızda yapılacak değişikliklerden hoşlanmıyoruz. Nefretimizi bile vurguluyoruz. Bu defa da -tabirim için özür diliyorum- kaytarmak, ipe un sermek yollarını arıyacağımız, bahane bulabilmekteki engin tecrübemizi ve ustalığımızı kullanmak istiyeceğimiz ihtimali elbette mevcuttur. Ancak yenileşme tarihimizde zaman zaman mâşerî irademizin şahlandığını da unutmuyoruz. Zaten millet ve devlet olarak varlığımızı bu karakterimize borçluyuz. Bu millî hasletimizi harekete geçirmenin tam zamanıdır. Başka çare yoktur. Reforma direnen, dibe vuracaktır. Milletin bütün öfkesine maruz kalacaktır. Şahıs, parti, meslek fark etmez. Bir âfet gibi üzerimize çullanan aymazlıkların eseri bu krizden yavaş yavaş çıkacağız. Bir büyük özveride daha bulunacağız. Yaz aylarında refah ve ferahlık alâmetleri belirginleşecektir. Her dilim krediyi yerinde kullanacağız. Ayni miktarda dışarıya kaçan meblağların dönmesini sağlayacağız. Daha az konuşup daha az çekişeceğiz. Daha çok çalışıp daha hızlı davranabilmeyi öğreneceğiz. Çağdaş uygarlığın, intibak edemeyenleri yakıp kavuran bir ateş olduğu hakkındaki Atatürk'ün tarihî uyarısını bir an bile unutmayacağız.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.