Satınalma partisine göre Türkiye'nin gerçek gayri safi millî hasılasının 400 milyar dolar civarında olduğunu vurguladı. Doğrusu budur. Ne yazık ki yarısını kayıt dışı ekonomi teşkil ediyor. G-20 üyesi sıfatıyle, önümüzdeki zaman parçası içinde gelişmeye en aday ülkeler arasına alınan Türkiye'nin ekonomik potansiyeli yanında, Dünya enerji merkezi üzerinde bulunduğunu hatırlattı. Avrupa, fakat aynı zamanda Balkan, Kafkasya, Karadeniz, Orta Doğu ve Avrasya ülkesi durumunda olduğumuzu, böylesine bir politika izlememizi söyledi. Önemli Anayasa tadilatındaki başarısı dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni kutladı. Bu tadilatın bizi çağdaş uygarlık düzeyini temsil eden Avrupa çizgisine daha yaklaştırdığını belirtti. Değişim ve dönüşümün geriye döndürülemez olduğunu, bir an önce Avrupa Birliği'ne tam üyeliğe geçmemiz gerektiğini, üzerine basa basa söyledi. Avrasya'da bölge gücü oluşturacak potansiyelimizi mutlaka kullanmamızı öğütledi. Türkiye, Kopenhag kriterlerine uyacaktır dedi. AB ile Türkiye'nin ortak hedeflerini saydı. Türkiye'nin AB üyeliği ile bizim kadar Avrupa camiasının da fayda sağlıyacağını, İslâm dünyasına mesaj verebileceğimizi, kuvvetli olduğu kadar kesin bir üslûpla ifade etti. Türkiye'nin tarihî tecrübesinin ve kültür zenginliğinin, bütün bunlara yeterli bulunduğuna işaret etti. Dünyanın en tecrübeli Devlet adamı, yuvarlak sözlere tenezzül etmedi. Açık, kararlı ve vurucu cümlelerle, olanca birikimini dile getirdi.