Türkiye Büyük Millet Meclisi dün olağanüstü toplandı. Muhtemelen yarın, 3 Kasım Pazar gününü seçim tarihi ilân edecek. Sonra Avrupa Birliği uyum yasaları gündeme gelecek. Vakit elverirse ve oy sağlanabilirse, seçim ve siyasî partiler kanunlarının bazı maddeleri değiştirilmeye çalışılacak. Böylece 21. Dönem sona erecek. Üç buçuk yıl içinde ne yapıldı, ne yapılamadı konusu, artık tarihçiler arasında tartışılacak. Uyum yasalarındaki tutumu, 21. Dönem'in başarı grafiğini belirliyecek. Eylûl ve Ekim aylarında, seçim sonuçlarını etkileyecek gelişmeler olacaktır. Politikada iki ay, uzun müddettir. Listeler yayınlandıktan sonra, Kasım ayı yaklaşırken, gerçeğe yakın tahminler yapılabilecektir. Seçim günü, henüz Irak savaşı başlamıyacaktır. Ancak Brüksel'de Türkiye raporu kaleme alınmış bulunacak. Rapor, 14 Aralık Kopenhag zirvesinde hakkımızda verilecek kararın mahiyetini aşağı yukarı açığa vuracaktır. Brüksel Raporu, seçimlerde partilerin çekişmesinde, en makbûl doküman hâlinde kullanılacaktır. Hep birlikte göreceğiz, halkımıza ne kuyruklu yalanlar söylenecektir. Tepki oylarının akış yönü, 3 Kasım 2002 seçimlerini ortaya çıkaracak, iktidar tablosunu belirliyecektir. Halkımızın aşırı ıstırabı ve haklı öfkesi, mantık sınırlarını delip geçecek neticeler verebilir. 1995 seçimlerinde MHP ve 1999'da CHP gibi iki gelenekli partinin yüzde 10 barajına takıldıklarını unutmıyalım. Önümüzdeki seçimlerde partiler çoğalmış, genel başkan sayısı artmıştır. Siyasî hayatımızda ağırlığı bulunmuş bazı partiler, bu seçimde barajın altında kalacaklardır. Bu neyi değiştirir? Cevabı, hangi partinin Meclis dışına atılacağına bağlıdır. Üç buçuk yıl içinde, mutlaka reform geçirmesi gereken bir çok hayati konu, ele bile alınamadı. Zaman öldürüldü ve bol gevezelik yapıldı, günde üç defa medyanın karşısına çıkıldı. Böylesine bir tablo ile 21. Dönem sona eriyor. Seçimlere gidiliyor.