IMF'nin çirkin çıkışı, en kuvvetli ihtimale göre, Kemal Derviş'e destek jestidir. Derviş'ten habersiz yapılmış olduğunu ümid ediyoruz. IMF ve Dünya Bankası'ndan başka ABD hazine sekreterliği (bakanlığı) ve hükûmeti, Kemal Derviş'e güveniyor. Bu husus açıktır. Çeyrek asır Washington'da çalışan Derviş'i iyi tanıyorlar, kendisine değer veriyorlar. Yabancı devletler nezdinde bu derecede güven kazanan keşke 10 bakanımız daha olsaydı... Diyeceğim ama, konunun başka cephelerini görmemek imkânsızdır. Telekom, özelleştirme kapsamında bir Türk şirketidir. IMF'nin Telekom yönetim kuruluna müdahalesi kabûl edilemez. Üstelik şüphe uyandıracak bir tutumdur. Emsali de kolay kolay gösterilemez. Hükûmet ve birtakım bürokratlar Telekom'u satmamak için alt yapı hazırlıyorlarsa, bizim sorunumuzdur, çözümlenir. Ama böyle bir emare de gözükmüyor. Bu acayip baskı devam eder, arkası gelir mi? Hükûmetin üzerinde durması gerekir. Zira şu veya bu bakanımızın beğenilmediği çizgisine kadar gidebilir. Osmanlı dönemimizde misali vardır. Bakanımızı, yönetim kurulu üyemizi, biz beğenir veya beğenmeyiz, biz yerinde kalmasını veya değiştirilmesini istiyebiliriz. Yabancıların bizim adımıza üstlenmeleri fuzulidir. IMF, Türkiye'de patlayan büyük ekonomik krizden, en az hükûmetimiz, beceriksiz ve becerisiz bürokratlarımız, doymak bilmez egoist rantçılarımız kadar sorumludur. İşçi zammı ve buğday fiyatlarına açıktan 1 milyar dolar bağışlamamız IMF ile anlaşmamıza ve ekonomik politikamıza kesinlekle aykırı idi. Bunu kaydetmekte de fayda vardır. Ayrıca Telekom'un değerini 20 milyar dolardan bugünlere getiren bizim kafasızlığımızdır. Binaenaleyh IMF, Dünya Bankası ve bunların gerçek patronları bulunan ABD ile iyi geçinip bu dar köprüyü geçmemiz şarttır. Birleşik Amerika ve Almanya gibi iktisat devlerinde de vaktiyle vahîm finans krizleri çıktı. Yakın zamanda Türkiye'den başka Arjantin, Endonezya gibi önemli devletler IMF'ye muhtaç oldu. Devletlerin ve milletlerin başına her şey gelebilir. Aklımızı başımıza toplamaktan, eksiksiz ve topyekûn bir Devlet reformundan geçmemizden başka çaremiz yoktur. Her alandaki muazzam potansiyelimizi harekete geçirmemiz, bu işi becerebilmemiz gerekir.