Terör ve referandum, millî gündemin ana konularını oluşturuyor. Terörle savaşıp yok etmek görevini uzman birliklere vereceğimiz haberi, PKK'yı varlığını göstermek için hareketlendirmiş olabilir. Zaten istisnasız bütün silâhlı kuvvetlerimiz uzmanlaşacaktır. Avrupa Birliği normları ortadadır. 1789 Fransız buluşu zorunlu askerlik yerini, -1789'dan önceki gibi- profesyonellere bırakıyor. Nasıl subaylar ve astsubaylar askerlik tahsili yapmış profesyonellerse, erler de öyle olacak. 20 yaşında, birkaç ay yat kalk talimi görmüş, teknik bilgiden mahrum çocukların karmaşık ve çok pahalı süper silâhları kullanamayacakları âşikârdır. Her delikanlımıza millî terbiye vermek işi, tamamen millî eğitimin görevidir. Hizmet sektöründe de asker kullanmak sona erecektir. Bu hususta geç kaldık. Profesyonel orduya geçemeyip henüz zorunlu askerliği sürdüren az Avrupa devleti kaldı. Aman onlardan da geri kalmayalım. Elinde silâh dağ bayır gezen, üzerine gelen asker sivil her canlıya ateş açan, bomba fırlatan kişi ve topluluk, demokrasi veya otoriter, devlet olduğu iddiasındaki her ülkede, teslim olmadığı takdirde imha edilir. Karşılıklı silâh bırakmak, ancak iki devlet arasında olur, mütâreke denir. Âsî veya eşkıyâ konumundaki terörist de silâhını bırakır, atar, teslim ederse, zaten güvenlik güçleri, ateş keserler. Binâenaleyh, karşılıklı ateş kesilsin teklifinde bulunanlar, çoğunlukla geri zekâlı ukalâ gevezeler ve üstün zekâlı geçinen kurnaz PKK elemanlarıdır. Normal bir insan ve kuruluş, böyle boş lâf etmez, teklifte bulunmaz. Hızla profesyonel güçler oluşturmamız şarttır. Asker statüsündeki bu gençlerimizin kaçakçı furyasına düşmemeleri, yasa dışı eylemlere kalkışmamaları için, yüklü tecrübemiz vardır, elbette gereken tedbirler alınacaktır. PKK'yı hızla ortadan kaldırmak millî hedefimiz, bizi, AB standartları çerçevesinde açılımlarımızdan alıkoymamalıdır.