Türkiye yol ayırımında

A -
A +

Geçtiğimiz hafta sonunda hükûmetin ağırlıklı üyeleri, önemli şeyler söylediler. Hem iç, hem dış politikamız yol ayırımındadır. Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Kıbrıs sorununun âciliyet gösterdiğini ve bizi tercih zorunluluğu çizgisine getirdiğini vurguladı. Önümüzde iki şık bulunduğunu beyan etmekle beraber, tavize yanaşmıyacağımız ihtimalinin ağır bastığı anlaşılıyordu. Kıbrıs'ta tavizle Avrupa Birliği'nin ilişkisi malûmdur. Başbakan 1. yardımcısı Devlet Bahçeli, daha net konuştu. Kıbrıs'ta taviz verilmiyeceğini, bunun Avrupa Birliği ile ilişkisini kabûl etmediklerini söyledi. Avrupa devletlerini terörü barındırmakla ve Türkiye'nin onca uyarısına rağmen terörün mahiyetini kavrıyamamakla suçladı. Avrupa'nın tavrının bugün de değiştiğine dair bir emare bulunmadığını ima etti. Bosna trajedisine seyirci kalıp yücelttikleri medeniyetlerini ağır biçimde lekeleyen Avrupa devletleri, Bahçeli'nin ithamlarına müstahaktır. Başbakan 2. yardımcısı Mesut Yılmaz, Devlet Reformu'nu gerçekleştiremezsek, hiçbir derdimize çare bulamıyacağımızı belirtti. Devlet kadrolarının daraltılması ve ekonomik tedbirler hakkındaki teklifleri doğru idi. Daha kapsamlı düşüncelerimizi, ANAP'ın reform programını resmen açıklamasından sonra yapacağız. Ancak seçim sistemi önerilerinin yanlışlığını şimdiden söyliyebiliriz. Bu öneriler çok büyük mahzurlar taşıdıktan başka ANAP'a oy kazandırmaz, ANAP'tan oy götürür. Politik hatalar ANAP'ın sürekli oyunu kırmıştır. Türk'ün şan ve şerefi, Türkiye'nin geleceği ve yüksek menfaatleri için 90 askerimizin Kuzey Afganistan'a hareketinin arifesinde, iktidar partilerinden böylesine mesajlar aldık. Erbakan ve Erdoğan'ın seçime giremiyeceklerine endekslenmiş iki muhalefet partimiz ile ana muhalefet partimizden de anlamlı ve kapsamlı mesajlar bekliyoruz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.