Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni kutluyoruz. Başarısının büyüklüğünün idrakindeyiz. Anayasa'nın 34 maddesinin değiştirilmesi çetin bir işti. Demokrasiye az inananlar ve Meclis'e karşı kompleksi bulunanları, yakından biliyoruz, değişikliğin akametle sonuçlanacağını sanarak peşinen seviniyorlardı. 6 partinin ittifakına ihtimal veremiyorlardı. Milletvekilleri, şahsiyetlerini vurguladılar. Parti genel başkanları başarısızlık hâlinde politikanın saygınlığına halel geleceğini anladılar. Meclisin üstün iradesi açığa çıktı. 45 kadar milletvekili oylamaya katılmıyarak bu şereften mahrum kaldı. Bu tip oylamalarda istinkâf, hayır oyu vermekle eşit değerdedir. Avrupa normlarına yaklaşmakta mesafe aldık. Değiştirilen maddelerin uygulanabilmesi için uyum kanunlarının hızla çıkarılmaları gerekiyor. Anayasa tadilindeki çetrefil prosedüre tabi bulunmadığı için, iktidar oyları yeterlidir ve elbette muhalefet de katılacaktır. Artık Türk insanı daha hürdür. Kendisini Avrupalı'dan küçük düşüren nakıysaların bir kısmından arınmıştır. Uzun vadede daha bahtiyar olacaktır. Gerek Afganistan savaşı beklentisi, gerek yaşadığımız büyük ekonomik kriz, Anayasa başarısını gölgeledi. İkinci değişiklik paketi hazırlanıyor. Yepyeni ve kıpkısa bir Anayasa yazabilse idik çok iyi olurdu. Fakat ikinci paket, bizi biraz daha çağımıza taşıyacaktır. Milletlerarası hukukun üstünlüğünü vurgulayan maddenin reddi, taassubun eseridir. Bütün Avrupa ülkelerinin benimsediği sisteme eninde sonunda biz de gireceğiz. Bir vakit önce davranmamızda, kafalarımızı vehimlerden temizlemekte sonsuz millî menfaatler vardır. Para pul işlerine bulaşan milletvekili tipi, tarihe karıştı. Böyle bir şeye cüret edenin derhal Yargıtay'a gönderilmesi lâzım. Yüzlerce kameranın evvelce hazırlanıp ellerin kelepçelendiği şovlardan, şerefli insanlarımız da irkildiler. Bu bakımdan milletvekillerimizin tereddüdünü anlıyoruz. Ama dokunulmazlık, Avrupa demokrasilerindeki sınırlara çekilmelidir. Her hâl-ü kârda Yaşasın Meclisimiz diyoruz. Hükûmeti ve muhalefeti de kutluyoruz.