YAŞ krizi elbette sona erecek. Ancak dalgaların durulması için referandumu da aşmamız gerekiyor. Sonra dört başı mamur bir ortam oluşur diyorsanız, yanılıyorsunuz. İran konusundaki gelişmeler şu veya bu şekilde Türkiye'yi de etkileyecektir. Bütün dünya böyle bir beklentiye girdi. İran Cumhurbaşkanı'nın Hemedân şehrinde açık otomobiline bomba atılmasını Tahran, ikinci bildirisinde (şenlik fişeği imiş) şeklinde açıkladı. Bu tevil, dünya medyasınca kabûl edilmedi. Mahmud Ahmedinecat ve Rafsancânî, bülbül gibi Türkçe konuştukları hâlde, bizimle görüşmelerinde iki kelimeden fazla Türkçe telaffuz etmemişlerdir. Halbuki dilimizle konuşulsa, kendilerine sempatimizin artacağı muhakkaktır. Bütün dünyada şu fikrin oluşmasından çekindikleri açıktır: "Bu zatlar Türk olmadıkları, ana dilleri Farsça olduğu halde, nasıl Türkçe öğrenmişler?" Hem de Türkçe öğreniminin yasaklandığı İran'da... İran, demokratik açılım yapamadı. Bilakis rejimi sertleştirdi. Halbuki Batı'ya dönük kadroları, Türkiye'den eksik değildir. Diplomaside, başta ABD, dünyayı parmağının ucunda oynattığı kanaatindedir. Ama ne zamana kadar? Bununla beraber, Amerika'nın da Tahran'daki rejim hakkında hoş şeyler düşünmediğini belirtmek gerekir. Hâsılı dünya, bu gibi gailelerin eşiğindedir. Türkiye'de iktidar, YAŞ kararları ile, silâhlı kuvvetlerin bütün demokrasilerdeki gibi hükûmetin emrinde bulunduğunu bir defa daha vurguladı. Zira 1940'lardan bu yana Washington, Türkiye'de politikacılara değil, askere güvenirdi. Gerçek iktidarın askerde bulunduğu yanlış kanaatiyle epey yanlışlar yaptı. Ancak mahut 2. Tezkere'nin reddi ile, silâhlı kuvvetlerimize de güveni sarsıldı. Bizim generallerimizde de ABD'nin ihmal edilebileceği tehlikeli fikri yaygınlık kazandı. Okuyucularım, konuyu nereden nereye getirdiğimi sorgulayacaklar. Ama maalesef pek çok gelişme pek çok durumla bağlantılı bir dünyada yaşıyoruz. Bundan dolayı olayların derinliğine girmeden anlamak ve anlatmak mümkün değil. Bütün politik gelişmeleri anladığım ve bütün anladıklarımı anlattığım gibi bir iddiada ise hiç bulunmadım.