Dünya Çevre Günü’nde ileri dönüşüm sanatçılarıyla konuştuk: Maalesef malzememiz giderek çoğalıyor!

Türkiye’de ve dünyada atıklar giderek artarken, atık nesnelerle yapılan ileri dönüşümlü sanat da popülerleşiyor. İleri dönüşümü dert edinen sanatçılar “Tüketim toplumunda maalesef malzemelerimiz giderek çoğalıyor” diyor.
MURAT ÖZTEKİN'İN HABERİ - Bugün Dünya Çevre Günü… Türkiye’de son rakamlara göre yılda 110 milyon tona yakın atık üretiliyor. Ülkemizde giderek artan atıkların yaklaşık üçte biri dönüştürülebiliyor. İleri dönüşen atıkların arasında ise sanat eserleri de var! Atık malzemeleri tekrar fonksiyonel hâle getirme işi olan ileri dönüşümle yapılan sanat, giderek popülerleşiyor. Sanat dünyası artık çevre problemlerine yüksek tondan “ses veriyor”. Sorularımızı cevaplayan Türkiye’nin tanınmış ileri dönüşüm sanatçılarından Deniz Sağdıç, “Sanatçılar özellikle resim alanında daha çok ileri dönüşümle mesajlar vermeye başladı. Sanatçılar olarak topluma ‘Sizin çöp dediğiniz şeyler aslında bir hammadde. Bakın, ben sanat eserimde kullandım. Siz nerelerde kullanabilirsiniz?’ sorusunu yöneltiyoruz. Aslında Anadolu medeniyetinde değerlendirme kültür var. Bunu hatırlatabilecek yolları ortaya koymak istiyoruz” diyor.
30’DAN FAZLA ATIK MALZEME KULLANIYORUM
Tüketim toplumunun güçlenmesiyle atık malzemelerin giderek çoğaldığını kaydeden Sağdıç “Şu an 30’dan fazla atık nesneyi kullanıyorum. Malzemelerim de giderek çeşitleniyor. Çünkü maalesef insanoğlunun tüketimi artıyor” ifadelerini kullanıyor. Sanatta özellikle iklim değişikliği üzerinden gelişen “trendi” de değerlendiren Sağdıç “Sanatta ileri dönüşüm, popüler olduğu için herkes bu konuya eğilmeye başladı ama bütününe bakmak lazım. Acaba sanatçılar kendi çöplerini ayrıştırıyor ya da bir faaliyet için ağaç dikilmesine ön ayak oluyor mu? Samimiyeti buradan anlayabilirsiniz” diye konuşuyor.
SANATIN ÇEVRE HASSASİYETİ FESTİVALDE
İstanbul’daki Müze Gazhane’de bugün başlayan “Upcycle İstanbul Art and Design Festival” de sanatın verdiği ilhamla ileri dönüşüm hareketine katılarak tüketim alışkanlıklarının yaptığı çevresel tesiri sorgulamaya davet ediyor. 9 Haziran’a kadar devam edecek festivalin küratörü Erkan Doğanay “Burada Türkiye’den sanatçıların çevreyle ilgili mesajlar veren eserleri yer alıyor. Bunların bazıları tamamen atıktan yapılmış, ileri dönüşüm işleri. Mesela İrfan Önürmen, sokaktan topladığı kasalarla bir heykel yaptı. Genco Gülan, atık boyaların tüpleriyle bir eser meydana getirdi. Bahadır Yıldız ise bir fabrikanın atık kauçuklarıyla çalışmalar yaptı” diyor. Doğanay, sözlerine şöyle devam ediyor: Aslında dünyaya bakınca sanatçıları anlamak mümkün. Havalar aniden ısınıp soğuyor, doğa felaketleri yaşıyoruz ve bütün bunlar aslında birer mesaj. Dünyayı koruma bilinciyle hareket etmemiz artık mecburi hâle geldi. Sanatçıların da topluma mesaj veren, öncü isimler olduğunu düşündüğümüzde çevreyle ilgili işler yapmaları şaşırtıcı değil. Ancak sanat dünyasında çevre duyarlılığı yeterince gelişmedi. Günümüzde tüketim toplumunda yaşıyoruz; dünyadaki kaynakları hızlı şekilde tüketiyoruz. Sanatçıların yarısı duyarlılıkla hareket ederken diğer yarısı “sanayi sanatçısı” olabiliyor. Bir kısım sanatçılar çöp üretebilirken, diğerleri çöpten sanat çıkarıyor.
ESKİDEN POLİTİKTİK ŞİMDİ ÇEVRECİ
Festivalde eserleri yer alan isimlerden biri olan Gül Ilgaz ise önceden sanatçıların daha çok sosyal, politik ve kişisel konularda eserler ürettiğini şimdi ise çevrenin önce çıktığını söylüyor. Ilgaz “Sanatçı, yaşadığı zamanı teneff üs eden kişidir. Bunu dışarıya bir ürün olarak sunar. Çevre, özellikle son on senede sanatta çok önemli konulardan biri hâline geldi. Sanatçılar olarak yaşadığımız büyük bir tehdidi göstermek istiyoruz. Keşke bütün sanatçılar atık malzemelerden iş yapsalar. Ben de babamı kaybettikten sonra onun gözlük, fi ncan ve biblo gibi eşyalarından bazılarını muhafaza etmiştim. Sanat çalışmamda onları tuvalde kullanarak bir eser oluşturdum. Yani hatıraları ileri dönüştürmek gibi manada bir çalışma oldu. İşin adı da ‘Geriye Kalanlar’ oldu” diyor.