'Hanedan Reisi'nden tarih dersi! Sultan Abdülhamid'in torununun hatıraları gün yüzüne çıktı

Kaynak: Türkiye Gazetesi
- Güncelleme:
'Hanedan Reisi'nden tarih dersi! Sultan Abdülhamid'in torununun hatıraları gün yüzüne çıktı
Kültür - Sanat Haberleri  / Türkiye Gazetesi

Hanedan Reisi olarak hayata gözlerini yuman Ertuğrul Osman Efendi, vefatından 15 sene sonra ortaya çıkan hatıralarında Sultan Abdülhamid’e dair enteresan bilgiler sunuyor ve okuyucusuna âdeta tarih dersleri veriyor!

MURAT ÖZTEKİN'İN HABERİ- Sultan Abdülhamid’in torunu olan Ertuğrul Osman Efendi’nin (Osmanoğlu) hatıraları gün yüzüne çıktı… “Hanedan Reisi” unvanını taşırken 2009 yılında vefat eden Ertuğrul Osman Efendi’nin eşi Zeynep Tarzi Osman’ın teşvikiyle kaleme aldığı hatıraları, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı.“Şehzadenin Yüzyılı” adlı kitapta İstanbul’dan Avrupa’ya uzanan, ardından okyanus ötesinde devam eden enteresan hayat hikâyesinden süzülenler okura sunuluyor. 1924’te yaşanan acı sürgünden sonra yıllarca İstanbul’a dönemeyen Ertuğrul Osman Efendi, dedesi Sultan Abdülhamid’e dair çok hususi bilgiler veriyor, esrarengiz saray hayatının perdelerini aralıyor, acılı sürgün günlerinden “renkli” hatıralar çıkarıyor ve sıkça tarih dersi veriyor! 

TAKDİM YAZISI ÖMER KOÇ’A AİT

Ömer F. Oyal’ın yayına hazırladığı eserin takdim yazısı ise Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç’a ait. Koç, yakından tanıdığı Şehzade Ertuğrul Efendi hakkında “Hoşsohbet ve nüktedan olan Efendi hazretleri, eskilerin deyimi ile tam meclis-ârâ idi” ifadelerini kullanıyor. 

'Hanedan Reisi'nden tarih dersi! Sultan Abdülhamid'in torununun hatıraları gün yüzüne çıktı - 1. Resim

(Ertuğrul Osman Efendi'nin gençlik yılları)

ABDÜLHAMİD HAN'I ANLATIYOR

Ertuğrul Efendi’nin kendisi altı yaşındayken vefat eden dedesi Sultan II. Abdülhamid hakkında görerek veya aile büyüklerinden duyarak verdiği bilgiler oldukça çarpıcı. Şehzade, Sultan’ın okumaya meraklı, iktisatlı biri olduğunu ve her şeyi kendi yapmayı sevdiği için günlük mesaisinin 16 saate çıktığını haber veriyor. Ertuğrul Efendi, Sultan Abdülhamid’e bombalı suikast tertiplediğinde babası Burhanettin Efendi’nin padişahın yanında bulunduğunu, imamın onları durdurup camideki su sızıntısını anlattığı için patlamadan son anda kurtulduklarını anlatıyor ve “Bu dünyadaki varlığımı o caminin çatısındaki bir sızıntıya borçluyum” ifadesini kullanıyor. 

Şehzade, Sultan Abdülhamid’in bazı tarihçilerce bir despot gibi anlatılmasına da karşı çıkıyor; onun 33 senelik hükümdarlığında her ikisi de adi suçlardan olmak üzere sadece iki ölüm fermanı imzaladığını, en azılı düşmanlarını bile uzak görevlere göndermekle iktifa ettiğini kaleme alıyor. 
 
'Hanedan Reisi'nden tarih dersi! Sultan Abdülhamid'in torununun hatıraları gün yüzüne çıktı - 2. Resim

SAKALININ HİSSİNİ HÂLÂ HATIRLIYORUM

 
Ertuğrul Efendi, Beylerbeyi Sarayı’na hapsedilen dedesi Abdülhamid Han’ı görmeye gittikleri hüzünlü günü ise şu sözlerle anlatıyor: Annem bizi Beylerbeyi Sarayı’na götürdüğünde büyük bir merasimle büyükbabamın huzuruna alındık. Büyükbabam bir kanepenin ucuna tek başına oturmuştu; bir erkek ve bir hükümdar olarak, annemi karşılamak için alışılagelmiş kibarlığıyla ayağa kalktı. Bizi öptü ve yanına oturttu. Bunca zaman sonra bile, her nasılsa, sakalının yüzümde bıraktığı hissi hâlâ hatırlıyorum. Sanırım sıradan bir büyükbaba olsaydı kısa süre içinde her şeyi unutmuş olurdum. 
 
Ertuğrul Osman Efendi, Babası Burhanettin Efendi’yi ise Sultan Abdülhamid’in fikirlerinden uzak, müzik tutkunu ve şatafatlı hayatı seven biri olarak anlatıyor. Ancak eserde Ertuğrul Efendi’nin hayat hikâyesi, bugünle “barışık” şekilde takdim ediliyor. Serbest bir hayat süren Şehzade Osman Ertuğrul, Osmanlı hanedanının trajik sürgünü, daha kolay geçen kendi yaşadıkları üzerinden “eğlenceli” yanlarıyla anlatıyor ki, bu durum tarihî hakikatleri anlamayı zorlaştırıyor. 
 
'Hanedan Reisi'nden tarih dersi! Sultan Abdülhamid'in torununun hatıraları gün yüzüne çıktı - 3. Resim
(Dedesi Sultan Abdülhamid'in mezarı başında dua ederken...)

OTOSANSÜRLÜ FİKİRLER

 
Yeni devir hakkında fikirlerini “otosansürlü” olarak yazdığı anlaşılan Ertuğrul Efendi, bazen üslubunu değiştiriyor. “Her inkılap, bir önceki rejimle ilgili olarak tarihi saptırır, bizim durumumuzda ise bu hem çok şiddetliydi hem de epey uzun sürdü” diyen Şehzade Ertuğrul Osman, resmî tarihi eleştiriyor: İnkılap sonrasında okul kitapları yoluyla neredeyse üç nesilden fazla insan geçmişlerinden tamamen habersiz bırakıldılar. 
 
Şehzade, Mustafa Kemal Paşa’ya dair pozitif cümleler sarf etmekle beraber Latin alfabesine geçiş safhası gibi konularda negatif menfi taşıyor. Şehzade, Sultan Vahideddin’in ise kaçmayıp iç savaş çıkmasın diyerek ülkeyi terk etmek mecburiyetinde kaldığını savunuyor.
 
'Hanedan Reisi'nden tarih dersi! Sultan Abdülhamid'in torununun hatıraları gün yüzüne çıktı - 4. Resim

YILLAR SONRA GELDİ SARAY KAPISINDA KALDI

“Şehzadenin Yüzyılı: Sultan II. Abdülhamid’in Torunu Ertuğrul Osman Efendi’nin Hatıraları” kitabında enteresan anı çok… Onlardan biri ise İstanbul’a gelen Osman Ertuğrul Efendi’nin Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret hikâyesi. Şehzade, dedelerinin yaptırdığı sarayı gezmek için mütevazı şekilde bilet alıp eşi ile sıraya giriyor.

Ama görevli memur sırayı bozup arkalarındaki grubu onların öne alıyor. Ertuğrul Efendi’nin eşi buna reaksiyon gösterip ortalık karışınca, ikisinin kimlikleri ortaya çıkıyor. Tabii, bütün memurların yüzü kızarıyor!
Ertuğrul Efendi, Sultan Abdülhamid’in İttihatçıların yanlarına çekmeye çalıştığı Gazi Osman Paşa’yı, Boğaz’daki bir “kayık oyunuyla” kendi tarafına çekmesini ise eğlenceli bir şekilde anlatıyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...