Huduttaki antik şehir! Türkiye-Suriye sınırındaki Karkamış’ta tarih aydınlanıyor

Yedi bin yıllık Karkamış antik kentinin bir kısmı Türkiye’de bir kısmı ise tekinsiz Suriye topraklarında kalıyor. Kazı Başkanı Marchetti buna rağmen güven içinde çalışma yaptıklarını söylüyor.
MURAT ÖZTEKİN - Gaziantep şehir merkezinden yola çıkıp Türkiye-Suriyesınırının sıfır noktasındaki Karkamış’a ulaştığınızda tarihle aranızdaki “tel örgüler” kayboluyor. Tarihi yedi bin sene evveline ulaşan Karkamış antik şehri, zaman zaman ateş çemberine dönüşen bölgenin dibinde uzanıyor.
Bir kısmı Türkiye’de bir kısmı ise Suriye topraklarında kalan Karkamış, dünyanın en enteresan antik şehirlerinden biri… Tarih boyunca Anadolu ile Mezopotamya arasında kilit bir noktada yer alan kent, “süper güçlerin” elinde birçok defa el değiştirdi. Geç Hitit devrinde şatafatlı saraylarıyla dikkat çekiyor, imparatorlara ev sahipliği yapıyordu. Sonra Firavunların saldırısına uğradı, Asurlular tarafından yerle bir edildi ve zamanla bir köye dönüşüp Orta Çağ’da terk edildi.
ANTİK ŞEHRİ AJANLAR KAZIYORDU
Şehre uzun zaman sessizlik hâkimdi. Ta ki İngilizlerin 19. asrın sonlarındaki yeniden keşfine kadar! O devirde İngiltere, adı Tevrat’ta da geçen şehre çok önem veriyordu. Halep’teki İngiliz konsolosu P. Henderson da 1878-1881 arasında Karkamış’ı kazarak birtakım heykelleri Londra’ya taşıdı. Osmanlının can çekişmeye başladığı 1912-1914 yılları arasında da İngilizler sahada kazı yapıyordu. Bunlar İngiliz istihbarat elemanı T.E. Lawrence’ın da katıldığı büyük kazılardı. Hatta Lawrence kazı fotoğrafçılığı görevini de üstlenmişti. Bir diğer meşhur İngiliz casusu Gerture Bell ise onunla Karkamış’ta buluşmuştu. Hatta Bell, Karkamış’ın kendi vatandaşları tarafından düzensizce kazıldığını yazmıştı. 1920’de de devam eden bu “düzensiz kazılarda” birçok eser Antep’ten British Museum ve Lourve gibi müzelere taşındı.
Ancak hudutlar yeniden çizilirken Karkamış arada kaldı, etrafına da mayınlar döşendi. Yaklaşık bir asır kendi hâline terk edilen Karkamış’taki kazılar 2011’te gelindiğinde Türk-İtalyan ortaklığında yeniden başladı. Ancak bu defa antik şehir, Suriye’deki iç savaşın gölgesindeydi. Bazen kazılara ara verildi. Buna rağmen arkeologların nefer gibi çalışarak tarihini aydınlattığı Karkamış yeniden canlanmaya başladı. Şimdi de binlerce senelik saray ve mezar yapılarını muhafaza eden koruyucu çatı inşa edildi.
İTALYAN KAZI BAŞKANI: İSVEÇ’TEN DAHA GÜVENLİ
Biz de İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu gibi isimlerin iştirakiyle yapılan açılış için Karkamış’taydık.
SIFIR NOKTASINDA KORKU YOK
Bu vesileyle sorularımıza cevap veren kazının İtalyan Başkanı Prof. Dr. Nicolo Marchetti, alanın İsveç’ten bile güvenli olduğunu söyledi. Bologna Üniversitesi öğretim üyesi Marchetti “Sınırın sıfır noktasında arkeolojik kazı yapıyoruz. Ancak kendimizi güvende hissediyoruz. Askerler bu noktada çok dikkatliler. Bölge halkı da bizim yanımızda olduğu için hiç korkmuyoruz. Dünyanın her yerinde savaşlar çıkabilir” diyor.
“Karkamış özellikle Hititler zamanında dünyanın en önemli şehirlerinden biri oldu. Sonra Helenistik dönemde bir ilçeye dönüştü” diyen Marchetti sözlerine şöyle devam ediyor: Biz ise bütün tabakaları aynı hassasiyetle kazıyoruz. Bugüne kadar Karkamış’ın yüzde 10’a yakını kazıldı. Ancak arkeoloji, maden gibi değil. Biz bulduğumuz eserler üzerinde çok çalışarak bilim yapıyoruz. Burada tarihi değiştiren çok önemli sonuçlar aldık. Hedefimiz ise Karkamış’ı açık hava müzesi hâline getirmek.
ESERLER AVRUPA’YA GÖTÜRÜLDÜ
Karkamış Koordinatör Kazı Başkanı İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Peker ise geçtiğimiz asırda Karkamış’tan Batı’ya birçok eser taşındığını söyledi. Peker “Keramik parçasından stele kaçırılan her bir eser büyük bir öneme sahip. British Museum’un online kataloğuna bakıldığında 400’e yakın bir sayı belirtiliyor ve deposundaki eserler tam olarak bilinmiyor. Ancak unutulmamalı ki Karkamış kökenli bu eserler arası dönemin ‘yasalarına’ uygun olanlar da vardır” diyor.
1911-14 yılları arasında yapılan kazılardan çıkarılan eserlerin ise Türkiye’ye geri getirilebileceği düşünülüyor.
Kazı Başkan Yardımcısı Marmara Üniversitesi doktorantı Medya Karakaya da kazıda son olarak Yeni Asur İmparatoru II. Sargon’a ait yazıtlı stelin parçaları, bürokratik yapı kalıntıları ile Tunç Çağı’na tarihlenen anıtsal bir bina duvarının keşfedildiğini kaydederek “Karkamış’ın görkemli kent modeli, zenginliği ve ekonomik gücü keşfedilen her tabakada kendini gösteriyor” diyor.