Kenan Işık modern tiyatronun yerli ismiydi... Sahnedeki Işık söndü

Birçok defa ölüm haberi yapılan Kenan Işık, modern fakat alaturka tarafları da olan tam anlamıyla bir Anadolu çocuğuydu. Türkçeyi etkili kullanır ve Osmanlıca’nın her şeyi anlattığını belirtirdi.
MURAT ÖZTEKİN'İN HABERİ - Komadaki hâli çok konuşuldu, hakkında ölüm haberleri yapıldı, “Ya uyanırsa değişen dünya hakkında neler düşünür?” denildi ama olmadı. 2014 yılında spor yaparken düşüp komaya giren tiyatro ve sinema oyuncusu Kenan Işık, 10 sene boyunca devam eden derin uykusundan uyanamadı… Oyuncunun, 29 Temmuz’da öldüğü duyuruldu.
ANADOLU ÇOCUĞU
Tam ismiyle Yusuf Kenan Işık sanat camiasında enteresan bir yerde duruyordu; modern ama alaturka tarafları da olan bir isimdi. Işık aslında Anadolu çocuğuydu; Demiryolcu Mevlit Bey’le Fahriye Hanım’ın oğlu olarak Malatya’da doğdu. Orta okul yıllarında çok sevdiği tiyatroyla hemhâl olmaya başladı. Liseyi okumak için gittiği Ankara’da ise sahne tozunu iyice içine çekti; daha 17 yaşındayken profesyonel oldu. Başkentte kamu yönetimi okudu ama “devleti” değil, Devlet Tiyatrolarını tercih etti. Otuz seneye yakın sahne önünde ve arkasında ter döken Işık, birçok oyunuyla ödüllere layık görüldü. 1996-2000 yıllarında ise İstanbul Şehir Tiyatrolarının genel sanat yönetmenliğini üstlendi. Farklı gazetelerde de köşe yazları kaleme aldı.
“OSMANLICA, HER ŞEYİ ANLATMAYA YETİYORDU”
Ancak o daha ziyade 2000’li yıllarda sunduğu “Kim 500 Bin İster?” yarışmasıyla geniş topluluklar tarafından tanındı. O senelerde “Dadı” ve “Tatlı Hayat” gibi dizilerde de öne çıktı.
Işık entelektüel bir sunucuydu; programda dersler de veriyordu. Mesela bir defasında “Zaman içinde dili yabancı unsurlardan temizliyoruz, öz Türkçe bir dil oluşturuyoruz diye bir düşünce vardı. Mesela üzüntü kelimesi her şeyi karşılıyor oldu. Hâlbuki gam, yeis gibi özel durumlar için başka kelimeler vardı. Osmanlıca dediğimiz Arapça ve Farsça ile bütünlemiş o dil her şeyi anlatmaya yetiyordu” diye bir çıkışta bulunacaktı. Işık bir ara ise İBB Başkanı Kadir Topbaş’a sanat danışmanlığı yapacaktı.
“TİYATRO BALDIR BACAK YERİ DEĞİL!”
Işık’ın tiyatroya bakışı da ana akımdan farklıydı. Bir yerde “Bazı meslektaşlarımız işin suyunu çıkardı, gişe için pornografik sahneler oluşturdu. Tiyatro baldır, bacakların görüleceği bir yer değildir. Bunları görüleceği bin tane yer var İstanbul’da” diyecekti. Kendi tabiriyle hep hüzünlüydü. Nitekim “Sanatçının şu günkü hâlden memnun olmayıp, dünyaya sanat yolu ile katkıda bulunarak gelecekte daha iyi bir dünya oluşturmak gibi bir görevi olduğunu düşünüyorum.
Bu duygu ile yarını düşünüyorum ben. Benim hep böyle mutsuz oluşum, duruşum, düşünceli oluşum bu yüzden olabilir” ifadelerini kullanacaktı. Evet, ömrünün son yıllarını farklı bir âlemde geçiren hüzünlü adam, sevdiklerini de hüzne boğarak başka bir dünyaya uyandı! Yusuf Kenan Işık, bugün Ankara Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde öğle namazını müteakiben kılınacak cenaze namazının ardından ebediyete uğurlanacak...
"HAYATA DAHİL ETMEK İÇİN ÇOK ÇALIŞTIK"
Kenan Işık için dün İstanbul’daki AKM’de tören düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra sanat dünyasından çok sayıda ismin katıldığı törende konuşan oyuncunun oğlu Mehmet Işık, babasının Anadolu ve Türk kültürünü sanatının merkezine koyduğunu söyledi.
Babasının geçen 10 yılını anlatan Mehmet Işık, "Çok üzgünüz. Söyleyecek başka bir söz bulamıyorum. Hem maddi manevi, hem duygusal hem de psikolojik anlamda 10 yıl çok zor bir süreçti. En çok da en yakınında olduğu için annem üzüldü ve zorlandı. Biz de hep destek olmaya çalıştık. Yanına gittik, konuştuk. Hayatı anlattık. Sohbet ettik. Sevdiği müzikleri dinlettik. Sevdiği, ilgilendiği filmleri izlettik. Onu hayata dahil etmek için çabaladık" dedi.