Mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor... "Anadolu'nun El-Hamrası" sayılıyor

Kaynak: AA
- Güncelleme:
Kültür - Sanat Haberleri  / AA

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası mutlaka görülmesi gereken tarihi eserlerin başında yer alıyor. Yaklaşık 9 yıl süren restorasyonun ardından 6 Mayıs'ta yeniden ibadete açılan camiyi 6 ayda yaklaşık 40 bin kişi ziyaret etti.

İnanç ve tarih turizmi açısından önemli bir eser olarak gösterilen 796 yıllık Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, tarihinin en kapsamlı restorasyonunun ardından kapılarını ziyaretçilerine açtı.

Avrupalı bilim insanlarınca "Anadolu'nun El-Hamrası" olarak da nitelendirilen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, mimarisiyle dikkati çekiyor.

Anadolu beyliklerinden Mengücekoğulları döneminde Hükümdar Süleyman Şah'ın oğlu Ahmed Şah tarafından 1228 yılında yaptırılan  Divriği Ulu Camii 1280 metrekare, caminin bitişiğinde Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek'in aynı yıl yaptırdığı Darüşşifa da 768 metrekarelik alanda bulunuyor.

Mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor...

İspanya'nın Granada kentindeki İslam mimarisinin en önemli eserleri arasında yer alan El Hamra Sarayı'na benzediği için Avrupalı bilim adamlarınca "Anadolu'nun El Hamra'sı" olarak görülen eser, mimari yapısı ile başta sanat tarihçileri olmak üzere mimar ve mühendisleri etkiliyor.

Darüşşifa taç kapısı, caminin kuzey ve batı taç kapısı ile Şah Mahfili taç kapısının her biri birbirinden farklı eşsiz bezemeleri ile göz kamaştırıyor.

Tarihi yapı 1985'te UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edildi. 

Mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor...

"SLOGANIMIZ GÖRMEDEN ÖLMEYİN"

Divriği Ulu Camii İmam Hatibi ve gönüllü mihmandarı Nail Ayan, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın o dönemde karı koca tarafından bitişik nizamda yapılan tek eser olduğunu söylüyor.

"Bu eser için söylenecek çok söz vardır ama bizim sloganımız 'görmeden ölmeyin'dir." diyerek eserin ziyaretçi akınına uğradığını aktarıyor.

Nail Ayan, tarihi binanın ziyaretçilerin üzerindeki tesirini şöyle ifade ediyor:

"Ağırlıkla yerli ziyaretçilerimiz var. 40 bin ziyaretçinin yaklaşık 35 bini Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen yerli misafirlerimiz. Yabancılarda ise birinci sırayı Almanlar, ikinci sırayı Japonlar, ardından İtalyan ve Fransızlar takip etmektedir.

Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen ziyaretçilerimiz bulunmaktadır. Restorasyondan önceki haline sadık kalınıp her bir taşa titiz bir şekilde yaklaşılarak restorasyon gerçekleştirilmiştir.

Bu süreçte 1930 Erzincan depremiyle dönme özelliğini yitiren şifahane bölümündeki denge sütunumuzun yaklaşık 85 yıl sonra tekrar döndürülmesi başarılmıştır.

Şifahane içerisinde akustik için yapılan havuzdan akan su şırıltısıyla hastalar tecrit odalarında yatarken tedavi olmuşlardır. Bu havuzumuz tekrar aktif hale getirildi."

300
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...