Olimpiyatlarda sanat da yarışıyordu! 36 sene boyunca sanatçılara madalyalar takıldı

Kaynak: Türkiye Gazetesi
- Güncelleme:
Olimpiyatlarda sanat da yarışıyordu! 36 sene boyunca sanatçılara madalyalar takıldı
Kültür - Sanat Haberleri  / Türkiye Gazetesi

Olimpiyat oyunlarında 1912'den 1948’e kadar sanatçılar da sporcular gibi yarışıp eserleriyle madalya aldılar. Walter Winans gibi önce atıcılıkta sonra sanatta madalya kazanan enteresan isimler de vardı. Peki, tekrar yapılması tartışılan yarışma hakkında sanatçılar ne düşünüyor?

MURAT ÖZTEKİN'İN HABERİ - Olimpiyatlar ile sanat bugünlerde Leonardo Da Vinci’nin “Son Akşam Yemeği” tablosunun aykırı koreografisi üzerinden tartışmalı bir şekilde anılıyor. Ancak tarihte bu büyük spor oyunları ile sanat iç içeydi! Enteresandır 1912 Yaz Olimpiyatlarından itibaren tam 36 yıl boyunca olimpiyatlarda sanat eserleri de yarıştı. Resim, heykel, mimari, edebiyat ve müzik olmak üzere beş kategoride altın, gümüş ve bronz madalyalar dağıtıldı.

BAŞLANGIÇ HİKÂYESİ

Bunun hikâyesi ise öncelere dayanıyordu.

Antik Yunan’da olimpiyatlar sanatla iç içeydi. Bunu bilen modern olimpiyat oyunlarının kurucusu Pierre de Coubertin, 1904’te “Olimpiyatları orijinaline kavuşturmanın zamanı geldi” diyerek sanat eserlerinin de yarıştırılması fikrini ortaya attı.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) 1906’da karar aldı ama uygulama çeşitli sebeplerle İsveç’in Stockholm şehrindeki 1912 Yaz Olimpiyatlarına kaldı. Yarışmaya katılacak sanat eserlerinin spordan ilham alması lazımdı, eserlerde sayı sınırlaması yoktu. Jüri bir şampiyon belirleyemezse yalnızca bronz madalya verebiliyordu. Yarışmadaki beş kategori önce geneldi ama daha sonra belirli kategorilere ayrıldı.

Olimpiyatlarda sanat da yarışıyordu!  36 sene boyunca sanatçılara madalyalar takıldı - 1. Resim
Bir zamanlar sanatçılara verilen olimpiyat madalyası

SANATÇI SPORCULAR!

İsveçliler ise bu “spor-sanat” kaynaşmasına karşı çıkmışlar ama el mahkûm kabul etmişlerdi. İlk yarışma sönük geçti. Sadece 33 sanatçı olimpiyatlara eser gönderdi. Fakat enteresandır sadece dört yıl önce atıcılıkta olimpiyat altın madalyası kazanan ABD’li Walter Winans, 1912’de bu defa yarışmaya heykel yapıp gitti ve bu dalda şampiyon oldu! Altın madalyalı Macar yüzücü Alfréd Hajós ise garip şekilde 1924’te şehir planlama tasarımında gümüş madalya kazandı.

Olimpiyatlardaki sanat yarışmalarına alaka ise giderek arttı. 1928 Amsterdam Oyunlarında 1.100’den fazla eser sergilendi. 1932’ye gelindiğinde Los Angeles Olimpiyat Oyunlarında 384 binden fazla sanat eserlerini görmek mümkündü. Üstelik o yıllarda bazı sanatçılara olimpiyat sergisinin sonunda eserlerini satmalarına izin veriliyordu.

Almanya, ardından Fransa ve İtalya, sanat dallarında en fazla madalya kazanan ülkeler oldu. Türkiye’nin adı ise hiç geçmedi.
Ancak 1948 yılında IOC, hep profesyonel isimlerin katılıp kuralların çiğnendiği gerekçesiyle sanat yarışmalarını ortadan kaldırdı. Sonraki yıllarda olimpiyatlardaki sanat yarışmalarını tekrar başlatma çabaları ise netice vermedi. Ancak olimpiyatlarda yarışma yerine kültürel faaliyetler ve sergiler hep düzenlenegeldi.

Olimpiyatlarda sanat da yarışıyordu!  36 sene boyunca sanatçılara madalyalar takıldı - 2. Resim

TEKRAR YAPILMALI MI?

Olimpiyat oyunlarında sanat yarışmalarının tekrar yapılması son yıllarda tartışma mevzuu. ABD’li müzisyen Pharrell Williams, geçtiğimiz günlerde 2028’de Los Angeles’ta yapılacak yarışmalara sanatın dâhil edilmesi gerektiğini söyledi. Peki bu konuda sanatçılar ne düşünüyor?

SANAT HER KAPIDAN GİRMELİ

Sorularımızı cevaplayan usta ressam Devrim Erbil, olimpiyatlarda yeniden sanat eserlerinin yarıştırılması fikrini destekliyor. Erbil “Bence sanat her kapıdan kalplerimize girmeli. Sanat olimpiyatları da renklendirecektir. Sporcular nasıl yarışmaktan çekinmiyorsa sanatçılar da yarışsın, onlara da madalyalar verilsin! Yarışmalar faklı kıta ve yaş kategorilerine göre yapılabilir. Yeter ki o noktaya gelsin” diyor.

SPOR BAŞKA, SANAT BAŞKA

Küratör Marcus Graf ise “Normalde sanat yarışmalarını faydalı buluyorum. Fakat olimpiyatlarda bence sanatın bir yeri yok. Çünkü bu bir spor faaliyeti. Günümüzde her şey birbirine girse de bence spor başka, sanat başka... Bunu Antik Yunan’a dayandırmak da mantıksız. Çünkü o dönemde resim ve heykel sanat değil, zanaat olarak değerlendiriliyordu” ifadelerini kullanıyor.

SANATIN RUHUNA AYKIRI

Ressam İsmail Acar da konuya menfi bakıyor. Acar “Olimpiyatlarda sergi alanları oluşturulabiliyor. Ancak ülkelerin kültürleriyle yarıştırılmaları biraz sanatın ruhuna aykırı. Diğer yandan spor sayıya ve skora dayalı, sanat ise daha zamansız ve görecelidir. İnsanları reel kavramlar üzerinden yarıştırmak mümkün. Sporun kuralları var; bunlar üzerinden başarı elde ediliyor. Ancak sanatta bunu gerçekleştirmek çok mümkün değil!” diye konuşuyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...