Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Hürrem Sultan Hamamını ve Osmanlının su medeniyetini anlattı: Temizlik kültürünü zarafetle buluşturduk

Prof. Nurhan Atasoy “Osmanlıda su kültürü çok önemli. Bunda dinin etkisi büyük. Temizlik kültürü Türklerde ince ve zarif şekle büründü” diyor.
MURAT ÖZTEKİN - Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan, günümüzdeki algının aksine İstanbul’dan Kudüs’e, Edirne’den Hicaz’a kadar geniş bir coğrafyada cami, medrese, mektep ve hamam gibi hayır eserlerine banilik yapmış bir saraylıydı. Haseki Hürrem Sultan’ın 16. asırda Ayasofya Camii’nin yanı başına Mimar Sinan’a yaptırdığı Çifte Hamam ya da Haseki Sultan Hamamı ise benzersiz mimarisi ve hususi konumuyla dikkat çekti. Hâlihazırda gösterişli bir hamam olarak faaliyet gösteren yapı, buna rağmen günümüze zorluklarla ulaştı. Sanat tarihçisi Prof. Dr. Nurhan Atasoy “Hamam” adlı eserinde çocukluğunun yakınlarında geçtiği bu zarif mekânı ve Osmanlıdaki su kültürünü anlattı. Masa Yayınları tarafından neşredilen eser, Hürrem Sultan Hamamı’nın destekleriyle okurla buluştu.
BİR NUMARA HÜRREM SULTAN
Türkiye gazetesinin sorularını cevaplayan eserin yazarı Prof. Atasoy, Hürrem Sultan’ın sosyal biri olduğuna vurgu yaparak “Hürrem Sultan çok hareketli, herkese dönük ve akıllı bir kişiydi. Tabii, isteklerini lanse eden biriydi. Ancak Hürrem Sultan’ın muhakkak hayırsever tarafı vardı. Çok insan faydalansın ve ‘Allah razı olsun’ duasını etsin diye bu hamamı yaptırdı. Bunun gibi eserleri de kendisinin çok sevilmesini ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından da ‘bir numara’ olarak kabul edilmesini sağladı” diye konuşuyor.
Osmanlıdaki temizlik anlayışına temas eden Atasoy “Osmanlıda su kültürü çok önemli; yıkanmak öne çıkıyordu. Bunda dinin etkisi büyüktü. Yani bir kere temiz olmak yani abdest ve gusül abdesti almak dinen önemli. Bu bakımdan Türklerde temizlik, Batı’yla mukayese edilemeyecek bir seviyedeydi. Bütün Müslümanlarda böyle olan temizlik kültürü Türklerde daha ince ve zarif şekle büründü” ifadelerini kullanıyor.
Osmanlıdaki temizlik kültürünün mimariyle olan irtibatını da değerlendiren Nurhan Atasoy “Osmanlıda mimari bakımdan çok ileri gidildi, güzel şeyler yapıldı. Hamam da Türklerin çok güzel işleyebilecekleri bir konu oldu. Hamam zaten Osmanlından önce var olan bir yapı. Ancak Türkler hamam mimarisini inanılmaz derece zarif bir şekilde geliştirdi” diyor.
BU HAMAM AYRI GÜZEL
“Osmanlıda çok güzel hamamlar var. Fakat Mimar Sinan’ın Ayasofya yakınına inşa ettiği Hürrem Sultan Hamamı ayrıca çok güzel” diyen Atasoy sözlerine şöyle devam ediyor: Bu hamam, mimari bakımdan çok önemli bir gelişmeyi sağladı. Osmanlıda bütün hamamlar dört köşe olurdu. Çifte hamam olan Hürrem Sultan Hamamı ise dört köşe değildir. Osmanlı tarihinde yapılan hamamlardan ayrılarak ilk defa bir aks üzerinde geliştirilmiştir. Bu hususta tek örnektir.
ZAMANINDA KAĞIT DEPOSU YAPILDI
Hürrem Sultan Hamamı geçtiğimiz asırda asli kimliğinde uzaklaşarak zarar gördü. Bu durumu anlatan Prof. Dr. Nurhan Atasoy “Hürrem Sultan Hamamı, bütün eski yapılar gibi istismar edilmiştir. Hamamın çok kötü şekilde kullanıldığını çocukluğumdan itibaren yaşayarak gördüm. Halı deposu olarak kullanıldı, çarşı gibi görüldü ve kâğıt deposu yapıldı. Ancak şu anki hâli beni fevkalade sevindiriyor. Bir kere çok güzel restore edildi ve hamam olarak faaliyet gösteriyor” diye konuşuyor. Günümüzde değişen yıkanma kültürüne de temas eden Atasoy “Artık bugünkü hayatta vakit ayırıp hamama gitmek kolay değil. Ancak geleneğin yaşatılması güzel ve hamamda gevşemek bugün de ihtiyacımız olan bir şey” ifadelerini kullanıyor.
TEMİZLİKTE BATI'YLA UÇURUM FARKI
Osmanlıda Hürrem Sultan Hamamı gibi yapıların inşa edildiği 1550’li yılların ikinci yarısında Avrupa’da farklı bir tablo olduğunu anlatan Prof. Dr. Nurhan Atasoy “Avrupa’da temizlik anlayışı çok farklıydı; bir kere sık sık yıkanma diye bir şey yoktu. Evleri ve mekânları temiz tutma diye bir şey görülmezdi. Sokaklar fevkalade pisti; lazımlıklar pencerelerden ortaya dökülüyordu. Yani Osmanlı ile Avrupa arasında büyük bir uçurum vardı. Ve Avrupa’da birçok hastalık olurdu. Türklerde bu hastalıklar görülmeyince hamamlarımız Avrupalılarca örnek alındı ve daha sonra benzerleri orada da inşa edildi. Örnek alınan bir milletiz” ifadelerini kullanıyor.