Sizin için derledik! Haftanın okuyucuyla buluşan kitapları

Geçtiğimiz hafta Kısa İtalya Tarihi, Sanatçının Zaferi ve Büyük Büyükanne Webster kitapları dikkat çekti.
İTALYA'NIN TARİHÎ PANORAMASI
Tarihçi Christopher Duggan, Kronik Kitap’tan okuyucuyla buluşan eserinde İtalya tarihinin antik devirlerden günümüze kadar uzanan resmini çiziyor. Kitapta Roma İmparatorluğu’ndan Rönesans’a, İtalyan Birliği’nden Mussolini faşizminin yükselişine ve Cumhuriyet’e uzanan tarihî serüveni bir İngiliz gözüyle okuyucuya aktarılıyor. Duggan, eserinde Galileo, Medici Ailesi, Machiavelli, Garibaldi ve Mussolini gibi mühim figürler ile İtalya’nın karşılaştığı zorlukları da ele alıyor. O zorluklardan biri ise İtalyanların son iki asırdaki ulus devlet inşa safhası oluyor. Hasılı eser, ihtişamlı ama bir o kadar da kafa karıştırıcı bir memleketin hikâyesini geniş çerçeveli olarak tarih meraklılarına sunuyor.
SOVYET DEVRİNDE SANATÇININ HALİ
Rusya’da 25 Ekim 1917’de ilan edilen Ekim Devrimi, milyonlarca sıradan vatandaş gibi sanatçıların da kâbusu oldu. Çok sayıda ressam, yazar, tiyatrocu ve sinemacı Sosyalist idare döneminde baskılara boyun eğmemek için mücadele etti. Çoğu psikolojik işkenceye, hapse veya sürgüne maruz kaldı. Bir kısmı ise daha mücadele edemeden infaz edildi. Fransız-Bulgar tarihçi Tzvetan Todorov ise Everest Yayınları etiketiyle okurla buluşan “Sanatçının Zaferi” adlı eserinde Ekim Devrimi’yle doğan rejimin veçhelerinden birini, farklı sanat alanlarındaki kişiler ile ülkeyi yöneten politikacılar arasındaki ideolojik ilişkileri aydınlatmaya çalışıyor. Todorov, kitabın ilk kısmında sanatçıların bu mücadelesini anlatırken ikinci kısmını Rus ressam Kazimir Maleviç’e adıyor.
MALİKANEDEKİ KORKUNÇ PERİ MASALI
İngiliz Guinness hanedanının bir ferdi olan yazar Caroline Blackwood, kendi hayatından yola çıkarak kaleme aldığı “Büyük Büyükanne Webster” adlı eserinde âdeta dehşetli bir peri masalı anlatıyor. Can Yayınları’nca okura sunulan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında geçen roman, Dunmartin ailesinin birkaç neslinin hikâyesini kısmen korkunç kısmen de komik detaylarla tasvir ediyor. Eserin merkezine ise Webster adlı Brighton’daki gotik malikânede yaşayan soğuk bir kadın konuyor. Aykırı eser, büyük bir malikânenin perde arkasındaki gotik çılgınlığı gözler önüne seriyor ve okurlarına farklı bir edebî tecrübe vadediyor.