Sultan Abdülhamid'in himayesinde Vehhabilere set olmuştu! Bombalanan Beyrut’ta bir büyük alim Yusuf Nebhani

İsrail ve Hizbullah çatışmasının ortasındaki Lübnan'ın kültürel mirası da tehlike altında. Beyrut’un İmam Evzaî ile birlikte en önemli dini şahsiyetlerinden olan Yusuf Nebhani’nin yattığı şehir merkezindeki Büşra Kabristanı bombardıman bölgesinde yer alıyor. Kadı Yusuf Nebhani, Sultan 2. Abdülhamid’in himayesinde Vehhabi ve Selefilere karşı yazdığı reddiyelerle tanınıyor.
ÖZEL HABER — İsrail ordusunun Gazze'nin ardından odağını kuzeye, Hizbullah'ın merkezi konumundaki Beyrut'a çevirmesi dikkatleri buraya yöneltti.
Beyrut'un güneyinde büyük İslam alimi İmam Evzaî'nin türbesi bombalara hedef olma tehlikesiyle karşı karşıyayken, İsrail saldırılarının şehrin merkezine kayması burada yatan büyük alim Yusuf Nebhani'nin kabrini de tehlike altına soktu.
Beyrut merkezindeki Büşra Kabristanı'nda yatan Kadı Yusuf Nebhani, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında Şam ve Beyrut Kadılığı (Hakimliği) yapmış, Vehhabi ve Selefilere güçlü reddiyeler yazarak bu tehlikeli akımlara set olmuştu.
İLİM YOLUNDA BİR HAYAT
Son asır İslam alimlerinden olan Yusuf Nebhani'nin tam adı Yusuf bin İsmail'di. 1849 (H.1265) senesinde Hayfa’da Eczim ya da İczim köyünde doğdu.
1932 (H.1350) senesinde Beyrut'ta vefat edene kadar ömrü ilmi mesaiyle geçecekti.
Küçük yaşından itibaren başlayan tahsil hayatı, 1866-1872 seneleri arasında Kahire’deki Camiü’l-Ezher'den mezun olana kadar devam etti.
Zamanın büyük alimlerini de ayrıca gezerek icazet aldı. Camiü’l-Ezher’i bitirdikten sonra 1874 senesinde kadı tayin edildi. Şam’da kadılık ve Beyrut’ta Hukuk Mahkemesi Reisliği (Kadılık) yapacaktı.
Beyrut’a yerleşerek uzun yıllar sürdüreceği kadılık vazifesinin beraberinde çok kıymetli eserler de yazdı.
Osmanlı hudutları içinde yer alan Musul, Halep, Diyarbakır, Şehrezûr, Bağdat, Samarra, Kudüs ve İstanbul'u da gezen Yusuf Nebhani tasavvuf erbabını da ziyaretlerinde ihmal etmiyordu.
Hac yolculuğu sırasında zamanın büyük alimlerinden Seyyid Fehim Arvasî’yi ziyaret edip duasını almıştı.
VEHHABİLERE SET OLDU
1892 senesinde Hicaz’a giderek hac vazîfesini yerine getirdikten sonra uzun zaman Medine'de kalıp bölgede incelemelerde bulundu.
O sırada Vehhabîlerin eshab-ı kiramın, alim, velîlerin kabirlerine ve onların yaşayışlarına karşı olan tutumlarını görme fırsatı buldu.
Yazdığı Şevahidü’l-Hak kitabında Vehhabîlerin bozuk fikir ve inanışlarını reddetti.
Bu eserinde ayrıca eshab-ı kiramın üstünlüklerini, Hazreti Muaviye ile Amr bin As'ın faziletlerini anlattı.
Kitapta bilhassa Vehhabilerin fikirlerini besleyen İbn-i Teymiyye’nin görüşlerini çürütmesi, bu hareketin Arap aleminde yayılmasının önünde set oldu.
Camiü’l-Ezher Üniversitesinden pek çok ünlü isim kitabını Şevahidü’l-Hak kitabını överek tavsiye etti.
Mısır Başmüftü Allame Bekrî Muhammed Sadefî, Muhammed Abdülhay Kettanî, Ali Muhammed Beblavî Malikî, Abdurrahman Şerbînî ve daha pek çok isim kitabı yaydı.
Beyrut Kız Misyoner Okulu
MİSYONERLERLE MÜCADELE
Yusuf Nebhanî o zamanlar Beyrut’ta, Arapça yayın yapan ve devrin kitaplarını en iyi şekilde basan Cevaib adlı matbaada çalıştı.
Hıristiyanlığın Marûnî koluna bağlıyken daha sonra müslüman olan Ahmed Faris Şedyak'ın sahibi olduğu bu matbaada hem gazeteyi hem de bir çok kitabı tashih ederek yayına hazırladı.
İslam dünyasını maddî ve manevî yönden tehdit eden misyonerlere karşı eserler yazarak Müslümanları uyandırmaya çalıştı.
Bilhassa tarafından misyoner kolejlerine Müslümanların çocuklarını göndermemeleri için gayret etti.
"İrşadü’l-Hıyara min Tahzîri Medaris-in-Nasara" (Hıristiyan Kolejlerine Çocuk Yollamaktan Sakındırmak İçin Aklı Erenlere Yol) adlı bir eser yazdı.
PEYGAMBER SEVGİSİ
Peygamber efendimiz aleyhindeki propagandalara karşı da sessiz kalmayan Yusuf Nebhani, mucizeleri inkar edenlerle mücadeleye girişti.
Peygamberimiz zamanında ve daha sonra meydana gelen mucizelerini anlatmak için "Huccetullahi alel-Alemîn fî Mûcizati Seyyidi’l-Mürselîn" adlı eserini ve Peygamber efendimizin hayatını anlatan "El-Envarü’l-Muhammediyye mine’l-Mevahibi’l-Ledünniyye" adlı iki eser kaleme aldı.
SULTAN ABDÜHAMİD'İN HİMAYESİ
Sultan 2. Abdülhamid zamanında Beyrut’ta vazifeli olduğu sırada, Beyrut valisi bir takım sebepler ileri sürerek görevden alınması veya başka bir yere tayin edilmesi için padişaha teklifte bulundu.
Sultan Abdülhamîd Han, önce Beyrut’a yakın bir yere tayin ederek ilgili kararnameyi imzaladı. Ancak sonradan iptal ettirip, Beyrut'ta kalması için emir çıkardı.
1932 (H.1350) senesinde Ramazan ayında Beyrut’ta vefat ettiğinde ardında ciltler dolusu kitap bırakmıştı.